Ateşin yakmadığı topluluk, mesneviden seçmeler

Ateşin yakmadığı topluluk, mesneviden seçmeler

Ateşin yakmadığı topluluk, mesneviden seçmeler Dünyada hanif dinine inanan birçok insanın ateşle imtihanı olmuştur. İman gücünün ve teslimiyetin sına

Hayatınızı değiştirebilecek bir uzakdoğu hikayesi
Hz. Ali ibretlik deve hikayesi
Bir babanın oğluna kulaklara küpe olacak 20 nasihati

Ateşin yakmadığı topluluk, mesneviden seçmeler

Dünyada hanif dinine inanan birçok insanın ateşle imtihanı olmuştur. İman gücünün ve teslimiyetin sınandığı hadiselerdir.  Bu nedenle “ateşle imtihan” deyimi halk arasında kullanılagelmiştir. Nemrut’un İbrahim aleyhisselamı attığını ve ateşin yakmadığı hadiseyi duymuşsunuzdur. Mesnevide geçen bir başka hadisede şöyledir: Dünyadaki gücünü İsâ aleyhisselâma inananlara zulüm etmek için kullanan yahudi bir padişah vardı. Veziri ile birlikte, hıristiyanları birbirine düşüren padişah ile aynı soydan geliyordu. Bu padişah, İsâ aleyhisselâma inananlardan kurtulmak için, zalimliğine uygun düşen bir yol bulmuştu.

Şehrin orta yerine azgın bir ateş yaktırarak yanına da bir put diktirmişti. O puta secde etmeyen hıristiyanları ateşe attırıyordu. Kucağında çocuğuyla bir kadın getirdiler ve puta secde etmesini istediler. Kadının secde etmekte isteksiz davrandığını gören padişahın adamları, çocuğu kadının elinden alarak kızgın ateşin içine attılar. ”Eğer secde etmezsen sen de ateşe atılacaksın” derler. Çocuğun ıstırabıyla yıkılmış olan zavallı anne, şaşkınlık içinde puta secde edeceği sırada çocuk ateşlerin içinden şöyle seslenir:

”Anne, puta secde etme, yanıma gel. Ben burada çok rahatım. Daha önce görmediğim güzellikler içerisindeyim.”

Bunun üzerine anne içine düştüğü şaşkınlıktan kurtulur, koşarak alevlerin arasına dalar. Onun ardından oraya toplanan halk da kendini ateşe atmaya başlar. Görevliler insanların kendilerini ateşe atmalarına engel olamazlar.

Gördüğü bu manzara karşısında dahi insafa gelmeyen padişah, ”Ne oldu senin yakıcılığın” diyerek ateşe kızar. Ateş dile gelerek padişaha cevap verir: ”Ben bir emir kuluyum. Allah’ın emri olmadan kimseyi yakamam.” İnananlara selâmet olan dünya ateşi, alevlerini artırarak etrafa yayılır. O zalim padişahı ve ona hizmet edenleri içine alır; yakar ve kül eder.

Allah’a inananlara bir çağrı var burada. Ey inananlar! Nefse muhalefet etmek ve şeytana uymamak için zorluklara katlanın ve sabır ateşine girin. Böylece, Allah’ın İbrahim aleyhisselâma yaptığı gibi ikramlara ulaşacaksınız. Ateşin içerisindeki nimet sofrasına oturacaksınız. Aynı ateş bildiğiniz üzere İbrahim aleyhisselamı da yakmadı. İbrahim aleyhisselam ateşe atılacağı sırada bülbül kendini Hz. İbrahim’in koyulduğu mancılığa yerleştirir ve ateşe atılmayı bekler. Cebrail aleyhisselam onun bu halini görünce “Ya bülbül ateşe atılacaksın ne yapıyorsun?” diye sorar. Bülbül cevap verir. Ya Cebrail Hz. Allah’ın halili, peygamberi İbrahim a.s ateşe atılıyor, o öldükten sonra ben niye yaşayayım? Zira onun vefatından sonra gadabı  ilahi tecelli edecek ben ne diye durayım? diye cevap vermiş. Cenâbı hak bülbülün bu sözlerinden hoşnut olmuş ve ona dünyada hiçbir hayvana verilmeyen muazzam güzellikte bir ses vermiş.

Hz. Allah’ın varlığına, birliğine kayıtsız, şartsız teslimiyet gösterip inananlar hem bu dünyada hemde ahirette eşsiz nimetlere sahip oldular ve olacaklar. Rabbim son nefesimizde dahil olmak üzere kamil imandan ayırmasın inşallah.

 

Yorumlar

WORDPRESS: 0
DISQUS: