Girişimcilik üzerine denemeler

Başarıya ulaşmış bunca projesi olan girişimci pîri varken karalamak haddimize değil ancak aflarına sığınarak bu konuda bir iki kelam edelim dedik.

Şimdilerde ortaokul seviyesinden üniversite mezunlarına kadar herkes internette ses getirecek birşeyler üretme telaşında. Bu bazen bir e-ticaret sitesi bazen de herhangi bir kategoride(teknoloji, spor, ekonomi, eğitim, kültür, sanat vs.) hazırlanmış forum, sözlük, blog gibi içerik sitesi olabiliyor. Tabi ki yeni siteler kurulacak, yeni fikirler, projeler ortaya çıkacaktır. Ancak web’de gezerken gördüğünüz, hoşunuza giden bir sitenin aynısını ben de yapabilirim diyerek ortaya çıkmak çokta akıl karı bir iş olmuyor. Özellikle içerik ve e-ticaret sitesi odaklı girişim kurmak isteyenler sektörde çok daha dikkatli olmalı.

Fikir ilk aklınıza geldiğinde tatlı heyecanlar yaşıyorsunuz. Hemen yapmak istediğiniz web sitesiyle ilgili domain aramaya başlıyorsunuz. Büyük ihtimalle aradığınız kelimelerin com, net gibi başat alan adları alınmış oluyor. (Domain/Alan adı alımı konusunda yapılan yanlışlara bir başka yazıda değineceğim.) Eğer siz çok iyi bir projeye(teknik/yazılım altyapı, yenilikçi, özgün, süreklilik) sahip değilseniz com, net dışında alan adı almakla zaten maça 1-0 yenik başlıyorsunuz. En azından Türkiye’de internet kullanıcıları için bu böyle. Yıllık 20 tl gibi bir rakama ismi aldıktan sonra servis sağlayıcısı arıyorsunuz. Eğer bu konuda tecrübeli değilseniz Hostçu değil Tostçularla karşılaşma olasılığınız çok yüksek.(Hosting/Servis Sağlayıcı konusunu başka bir yazıda detaylı anlatacağım.) 1 aylık veya yıllık hosting ücretinizi ödeyerek servis sağlayıcısı da buldunuz. Eğer yazılımcı değilseniz veya yazılımcı bir ortağınız yoksa 2-0 geriye düştünüz demektir.

Diyelim ki yazılımcı değilsiniz ancak içerik yönetim sistemlerinden veya forum scriptlerine aşinasınız ve sitenizi bunlardan biriyle kurmaya karar verdiniz. Bunlardan (WordPress, Joomla, Drupal, Opencart, PrestaShop, Magento, Vbulletin, Smf, Phpbb, IPBoard vb) biriyle web sitenizi açtınız. İşte tüm olay bundan sonra başlıyor.

Sizi diğerlerinden ayıran özelliğiniz nedir?

Çiçeği burnunda web sitenizin içeriğini Wikipedia’dan, sektörün duayen olmuş sitelerinden veya Google’ da karşınıza çıkan ilk siteden kopyala-yapıştır metoduyla almaya başlıyorsanız veya başını sonunu değiştirip insanlara tekrar sunuyorsanız, internet başında boşuna zaman ve para harcıyorsunuz demektir. Örnek verecek olursa teknoloji alanında yüzbinlerce web sitesi, blog, forum var. Ancak bunlardan sadece bir kaç tanesinin ismini biliyor ve cihazımızı(bilgisayar, tablet, telefon) elimize aldığımızda bu sitelere giriyoruz. Yine yüz binlerce bilgi sitesi var ancak Wikipedia devasa veritabanıyla bu işi gönüllü olara zaten yapıyor. Eğer ürettiğiniz içerik özgün değilse, insanların ihtiyaçlarına cevap vermiyorsa, herhangi bir sorunu çözmüyorsa, ilginç, eğlenceli veya merak uyandıran birşey değilse olan kıymetli vaktinize oluyor. Onlarca domain alıp websitesi, blog, forum açıp kopyala-yapıştır içerikle doldurmak inanın hiçbir işe yaramıyor. Bunun yerine kendi düşüncelerinizi, fikirlerinizi yazdığınız tek bir blog oluşturmanız çok daha mantıklı. Aksi halde aradan yıllar geçtikten sonra onlarca domaine, hosting servisine, ücretli yazılıma, tema ve eklentilere ödenmiş paralara, boşa giden zamana yanmak zorunda kalabilirsiniz. Yaptığım hatalar, harcadığım paralar ve kaybettiğim zaman bana aslında girişimci olmadığımı öğretti.

Başarısızlık başarıdan daha değerli ama ülkemizde değil

Silikon Vadisinde başarısız olan girişimcilere sahip çıkıyorlar. Hatta başarısız olanlar işe yeni başlayanlardan daha değerli. Tabi ülkemizde girişimciliğin bu olgunluğa gelmesi için biraz daha zaman var. İlla ki bu sektörde yer almalıyım diyorsanız Türkiye’de start up kurmak, internet girişimi yapmak imkansız değil ancak geçmişe nazaran çok daha zor. Gün geçtikçe başarı şansları azalıyor. Yine de başarılı olmak istiyorum diyenler bence öncelikle ana dili gibi ingilizce bilmeli. Yazılım ve teknik anlamda bilgi sahibi olmalı. Proje/Ürün yönetimi konusunda eğitimli olmalı. E-ticaret sitesi açacak olanlar o sektörün rajonlarını, ritüellerini bilmeli. Bunu yapamıyorsanız hergün internet sitelerinde rüya görüp hayallerle tatmin olacağınıza,gerçeklerin dünyasında yer almanız çok daha doğru olacaktır. İnternet girişimleri ile uğraşmaktansa internet ile uğraşan şirketlerde kariyer hedeflemek çok daha makul ve mantıklı bir hedef. Ya da bu alemden uzak durup derslerinize çalışıp memur olabilirsiniz bu da farklı bir seçenek..

Değerlendirme ve sonuç

Bugün internet sektöründe başarıya ulaşmış olanlar istisnaları saymazsak 1995-2009 arasında kurulmuş internet şirketleri. Tabi ki sektörde boşluğu farkedip özgün bir çıkış yapan Onedio.com, Webtekno veya dev yatırımları arkasına alıp başarı olan N11.com gibi yeni oyuncular da var. Ancak bu şirketler bir elin parmaklarını geçmez diye düşünüyorum. Sanal alemde (first mover) pazara ilk giren, oyuna ilk başlayan, ürünü ilk çıkaran yani ilk ve öncü olmak çok önemli. Günümüzde internet ve web teknolojileri ile mobilite ile birleşmek üzere. İnternetin ilk ortaya çıktığı dönemde bilgisayarlarımıza girerken yaşadığı geçiş süreci bugün mobil ve nesnelere geçmek üzere. Eğer teknoloji yakından takip ediyorsanız ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız. İnternet sektörünün karmaşıklığı, bilgi kirliliği, big data her geçen gün giderek artıyor ve internet artık büyük şirketlerin oyun sahasına dönmeye başladı. Yani internette artık çok zeki ve donanımlı biri değilseniz; doğru yerde,doğru zamanda ve doğru konumda değilseniz şansınız çok az. Gerçi bu özelliklere sahip bile olsanız dev şirketlerin ekosistemine dahil olma olasılığınız çok yüksek. İnşallah uğraştığınız, emek verdiğiniz işlerde başarıya ulaşırsınız. Girişimciliğin ilk aşamalarından biri olan startup ile ilgili @okanbarlas ın yazısını şiddetle tavsiye ediyorum. E-ticaret alanında girişimci olacaksanız  Samet Egesoy’un yazısını okumanızı öneriyorum.