Gönüllere huzur veren bir ilahi

Gönüllere huzur veren bir ilahi

Gönüllere huzur veren bir ilahi Arapça olmasına rağmen dinlerken içinizi ısıtacak ve huzur verecek bir ilahi. Anlamını okurken bir yandan da dinleyeb

İmam Suyûtî hazretleri ve sözleri
Nasıl hatırlanmak istiyorsanız öyle vedalaşın
İnternette blog yazabileceğiniz yerler

Gönüllere huzur veren bir ilahi

Arapça olmasına rağmen dinlerken içinizi ısıtacak ve huzur verecek bir ilahi. Anlamını okurken bir yandan da dinleyebilirsiniz.

Es-subhu bedâ min tal’atihî
Ve’l-leylü decâ miv-vefratihî
Fe egar-Rusulâ fazlev-ve ulâ
Ehdes-subülâ li-delâletihî

Kenzül-kerami mevlen-niami
Hâdil-ümemi li-şeriatihî
Ezken-nesebi a’lel-hasebi
Küllü’l-arabi fi-hizmetihî

Sâatiş-şeceru natakal haceru
Şakka’l kameru bi-işâretihâ
Cibril-ü etâ leylete-esrâ
Ve’r-Rabbü deâ li-hazratihî

Nâleş-şerefâ vallâhü afâ
Ammâ selafâ min ümmetihî
Fe Muhammedünâ hüve Seyyidünâ
Fe’l-izzü lenâ li-icabetihî

Abdullah İbn-i Revâha (r.a)

Türkçe Mânâsı:

Sabah nurunu O’nun çehresinden aldı
Gece ise karanlığını O’nun siyah saçlarından aldı
O fazilet ve ulviyeti ile bütün resullerden üstün oldu
Hidayete erenler yolunu O’nun delaleti ile buldu

Cömertlik hazinesi o hazineden ihsan edendi
Toplumları dinine ve hidayetine erdirdi
Soyu çok temiz, şerefi pek yücedir
Bütün Araplar O’nun hizmetindedir.

Ağaçlar huzurunda koştu, taşlar dile gelip konuştu
O’nun (mucizevi) işareti ile ay ikiye yarıldı
İsra gecesi Cebrail (a.s.) O’na geldi.
Ve Rabbi O’nu huzuruna davet etti

O büyük rütbelere nail oldu.
Allah (c.c.) da O’nun ümmetini affeti
Bizim Muhammedimiz (s.a.v) ki O bizim efendimizdir.
O’nu kabul ettiğimiz için şeref bize aittir.

Kasidenin müellifi, Abdullah İbn-i Revâha (r.a) Akabe gününde İslâm’a giren şâir sahâbî. Nesebi Abdullah b. Revâha b. Sa’lebe b. İmriü’l-Kays b. Amr’dır. Künyesi Ebu Muhammed, ünvanı şâiru Rasûlüllah’tır. Babası Revâha, annesi Kebşe’dir.

İkinci Akabe gününde müslüman olmuş ve kabilesini temsilen Peygamberimize bey’at etmiştir.Hicret günü Rasûlullah’a mihmandarlık etti. Muhacirlerden Mikdad b. Esved’i kardeş edindi. Aynı zamanda o, Hz. Peygamber (s.a.s.)’in kâtiplerindendi.

Bedir, Uhud, Hendek ve Hayber gazvelerine katıldı. Hudeybiye barışı ve Umretu’l-Kaza seferlerinde peygamberimizin yanında yer aldı. Bedir savaşının zafer müjdesini Zeyd b. Hârise ile birlikte Medine’ye ulaştırdı.

Hz. Peygamber’in Basra hükümdarına gönderdiği elçinin Şam valisi Şurahbil tarafından öldürülmesi olayıyla ilgili olarak hicretin 8. yılında bir ordu hazırlandı. Bu ordunun komutasıyla ilgili olarak Hz. Peygamber (s.a.s.) şu açıklamada bulundu: “Cihada çıkacak şu insanlara Zeyd b. Hârise’yi kumandan tayin ettim. Zeyd b. Hârise şehid olursa, yerine Ca’fer b. Ebi Talib geçsin, Ca’fer b. Ebi Talib de şehid edilirse, yerine Abdullah b. Revâha geçsin. Abdullah b. Revâha şehid olursa, müslümanlar, aralarından uygun birini seçip, kendilerine kumandan yapsınlar.”Müslümanlar bir müddet ilerlediler.

Düşman ordusunun gücü ve sayıca çok oluşu Müslümanları endişelendirdi. Zeyd b. Hârise, ne yapmak gerektiği konusunda istişâre yaptı. Abdullah b. Revâha, Rumlar’la çarpışmaktan yana olduğunu bildirdi. Müslümanlar, Mûte’de savaş düzeni aldılar, çarpışmaya başladılar. Zeyd b. Hârise, vücudu mızraklarla delik deşik oluncaya kadar savaştı. Ve şehid oldu. Sancağı Ca’fer aldı. O da savaştı, şehid oldu. Ca’fer’den boşalan sancağı Abdullah b. Revâha aldı. Bir mızrak darbesiyle yaralandı ve o da şehid ,oldu (629).

Rasûlullah, İbn Revâha için “Kardeşiniz şüphesiz bâtıl söz söylemez” buyurmuş, bâtıl sözler dışındaki şiirlerde hikmet ve yarar vardır demiştir.

Yorumlar

WORDPRESS: 0
DISQUS: