Gözünüzü, gönlünüzü açacak mekanlar

Gözünüzü, gönlünüzü açacak mekanlar

Gözünüzü, gönlünüzü açacak mekanlar İslâmın ve türklerin bölgede kalıcı olmasının sırrı Anadolu'ya göç eden türklerin bu coğrafyada kalıcı olmasının

Zengin olmak isteyen 2 adamın hikayesi
İnsanlığımızın kıyıya vurduğu 4 resim
Online Osmanlı Tarihi dönemi kaynakları

Gözünüzü, gönlünüzü açacak mekanlar

İslâmın ve türklerin bölgede kalıcı olmasının sırrı

Anadolu’ya göç eden türklerin bu coğrafyada kalıcı olmasının sırrıyla Osmanlı’nın Balkanlar ve fethettiği bölgelerde tutunmasının sırrı aynı. Bosna ve Hersek’te Osmanlı’nın nasıl bu kadar uzun süre kaldığı sorusunun cevabı Blagay Tekkesi ve Poçitel sınır karakolu.

Bosna ve Hersek aslında iki eyaletin birleşiminden doğan bir ülke. Doğusunda ve güneyinde bizler izler taşıyan Hersek, batı ve kuzeyinde Bosna.

blagay-deresi-1_mini

Gezerken hem gözünüzü hemde gönlünüzü açacak, ruhunuzu dinlendirecek bir mekan.

Bosna-Hersek’te İslâmın Tarihi

Hersek dünyaca ünlü Mostar köprüsüyle ünlü bir şehir. Blagay ve Poçitel hemen Mostar’ın yanı başında 15-20 km uzağında. Osmanlılar özellikle Balkanlar’a ve Avrupa içlerine fetihlerden sonra yolladığı dervişler, hocalar, veliler  sayesinde çok kısa sürede yüz binlerce kişinin Müslüman olmasına vesile olmuştur. [Bu gelenek Hoca Ahmet Yesevî’nin Türklerin Anadolu’yu fethetmeden önce müridlerini, talebelerini, abdalları gönderip bölgede İslâmın yayılmasını, yerleşmesini sağlamaya çalışmasıyla başlamıştır.]

Hoca Ahmed Yesevî ile Abdulhâlık Gucdevanî’nin [silsile-i saadat’ın dokuzuncusu]  hocası Yusuf-u Hemedanî’dir. [silsilei saadatın sekizincisi] aynı zamanda nakşibendiyye tarikatının üstadlarındandır.

İslâm-Türk iskân politikası

Hoca Ahmet Yesevî, Karahanlılar döneminde yaşamış bu dönemde islâmı boylar halinde kabul eden Türklere hem islâmiyeti sevdirmiş hemde dini hükümleri, şeriatı, tarikat ve tasavvufu öğretmiştir. Böylece fetih öncesi ve sonrası yerleşilen yerlerde müslümanlık yayılmış fetihler kalıcı hale gelmiştir. Eğer Osmanlı günümüzde işgal politikası uygulayarak girmeye çalışanlar gibi iskan politikası gütseydi bugün esamesi okunmayan Roma İmparatorluğu gibi olurdu. Bölge halklarının Osmanlı’ya bu denli özlem duymasının, o dönemi dillendirmesinin başka bir izahı olamaz.

Osmanlı’nın kucak açıp sevgi gösterdiği Bosna-Hersek halkı aynı itibarı kendi soydaşlarından görmediler. Bu nedenle hâlâ birçok Boşnak “Biz Osmanlıyız” demektedir. Tıpkı Kafkas’ın, Çeçen’in, Çerkez’in dillendiremese de Acem’in, Arabın dediği gibi.

Blogay tekkesinin önemli bir kahramanı da var: Sarı Saltuk

Blagay Tekkesi’nin bir de çok önemli kahramanı var: Sarı Saltuk… Sarı Saltuk, Fatih Sultan Mehmet’in oğlu Cem Sultan’ın himayesinde derlenen ve ‘Saltukname’ adıyla da bilinen halk efsanesinin kahramanı… Anadolu’nun ve Rumeli’nin fethi sırasında önemli rol oynayan, efsaneleştirilmiş bir Bektaşi babası…
Güçlü, korkusuz, ama bir o kadar da bağışlayıcı ve hakkaniyetli bir kahraman olan Sarı Saltuk, bu özellikleriyle birçok coğrafyada halkın sevgilisi olmuş. Hatta sadece Müslümanlar için değil Hıristiyanlar için de önemli bir kahraman. Bu yüzden Blagay Tekkesini her dinden yüz binlerce kişi ziyaret ediyor.

Hersek eyaletinin yaşam kaynağı  ‘Neretva’ nehrinin hemen kenarında bulunan ve UNESCO Kültür Mirası Listesi’nde de yer alan Poçitel, aslında Osmanlıların sınır kasabasıydı. Boşnakça ‘Başlangıç Noktası’ demek olan Poçitel, Osmanlı’nın batıdaki en büyük rakiplerinden olan Venediklilere bağlı Dubrovnik ile sınır komşusu. Tamamen taştan inşa edilmiş bu sınır kenti, Osmanlı’nın askeri mimari dehasının en iyi örneği. Nehir kenarından başlayan ve oldukça dik bir yamaç ile yükselen kent, en tepede bulunan kalesiyle aslında tam bir geçilmez kent hüviyetinde… Kabul etmek gerekir ki Osmanlılar Poçitel’i, aynı Mostar gibi, Avrupa ülkelerine gücünü göstermek için oldukça görkemli inşaa etmiş. Büyük, güçlü ve içinde her türlü yaşam alanlarının bulunması sebebiyle Poçitel, benzersiz bir sınır karakolu kenti.

Basit bir köyden sınır kalesine geçiş

Aslında kalenin 4. yy’da yapıldığı kabul ediliyor. İlk zamanlar küçük bir kale olan Poçitel Kalesi, büyüyen Osmanlı tehlikesine karşı Macar Kralı Korvin tarafından güçlendirilmiş. Osmanlılar kaleyi ele geçirdikten sonra, aynı Travnik Kalesi gibi, büyütmüş ve kalenin altına bir şehir inşa etmiş. Bölgede bol bulunan dayanıklı sert taşlarla inşa edilmiş Poçitel. Bu yüzden ‘taş şehir’ diyebiliriz. Dar taş sokakları, hamamı, medresesi, kervansarayı, evleri, camii ve namaz saatini gösteren saat kulesi ile tam bir Osmanlı kenti.

Tahribâta direnen islâm şehri

Batılılar diğer İslâm şehirlerine yaptıkları gibi [Kurtuba, Balkanlar, Kafkaslar, Kosova, Irak, Suriye] Poçitel’de de Bosna Savaşı sırasında Hırvatlar tarafından yoğun bombardıman altında tutulmuş. Bölgeden islâm ve Osmanlı izleri silinmeye çalışılmış. Savaş sonrası Blagay Türkiye ve dünya bankasının desteğiyle kısa sürede yaralarını sarmış bugün torunlarının ziyaretlerini bekliyor. Sokullu Mehmet Paşa’nın köyü Sokoloviç’te 500 yıllık camisi ve restorasyon görmüş haliyle bu bölgede yer almaktadır.

 

Önceki Yazı

Yorumlar

WORDPRESS: 0
DISQUS: