İnternette müslümanların dikkat etmesi gerekenler

İnternette müslümanların dikkat etmesi gerekenler

İnternette müslümanların dikkat etmesi gerekenler İnternet çevremizdeki diğer ürünler gibi doğru kullanıldığı zaman faydalı yanlış kullandığımızda za

Başarısızlığın en önemli 3 nedeni
Günlük yarım saat az uyursak neler olur?
Mutsuzluğun ve başarısızlığın sebepleri

İnternette müslümanların dikkat etmesi gerekenler

İnternet çevremizdeki diğer ürünler gibi doğru kullanıldığı zaman faydalı yanlış kullandığımızda zararlıdır. Aklınıza, hayalinize gelmeyecek kötülüğün, her türlü çirkinliğin bir tık ötenizde yeraldığı internet ortamı Müslümanlar daha dikkatli olması gereken bir sanal alemdir.

Saatlerce oyun oynamak

Günün belli saatlerinde eğitici oyunlar oynamanın mahsuru yok. Ancak hiçbir faydası olmadığı halde saatlerce bilgisayarın/telefonun başında oyunlar oynamak vakitlerimizi heba ediyor. Bugün binlerce öğrenci online oyunlar yüzünden sınavlara hazırlanamıyor, derslerinden geri kalıyor. Aileleri ile iletişim kuramıyor. Özellikle online oyunlarda konuşulan küfürlü argo dil çocuklarımızın ahlaki olarak zarar veriyor.

Erotik/Porno film tuzağı

Hem sağlık yönünden bedeni mahveden hemde manevî hayatı bitiren internetteki en kötü alışkanlıklardan biridir. Bilimadamları cinsel içerikli seks sahneleri içeren pornografi izleyenlerin beyinlerinde küçülme olduğu saptadı. Beyin ak madde ve gri madde denilen birimlerden oluşuyor. Pornografi seyredenlerde gri maddenin küçüldüğü tespit edildi. Pornografinin internette yayılması, açık saçık sitelerin sayısının artması, bunların bedava sunulması, bir tık ile evden, okuldan veya işyerinden ulaşılabilir hale gelmesi toplum hayatımızda felaketlere sebep olmaktadır.

Yapılan bir araştırmada sadece  ergen ve gençlerin değil, meslek ve aile sahibi 30 yaş üstünde erkeklerinde bu fuhşiyât tuzağına düştüğünü görmekteyiz. Bu kişilerin internette kalma süresi de günde 15-20 dakika değil, en az 3-4 saat. Yani bu kişiler haftanın çoğu gününü kapalı bir odaya tek başına kapanıp bu tür filmleri uzun bir süre internetten izleyerek geçiriyor. Boş zamlarını ailesine ayırmak, arkadaş veya akraba gezileri gibi sosyal aktiviteler, hobi, müzik, sinema veya sanat gibi aktiviteler veya spor ile değerlendireceğine kapalı mekânda uzun süre pornografi izleyerek harcıyor. Bu araştırmada da görüldüğü gibi normal hayattaki cinsel uyarılar artık bireyi etkilemiyor.

Pornografi bağımlılarında unutkanlık, çabuk sinirlenme, korkaklık, mutsuzluk, işte isteksizlik, iş ve eğitim hayatında iyi performans göstereme ve karşı cinsle münasebetlerde başarılı olamama ve hayattan zevk almama gibi problemler ortaya çıkıyor. Uzun vadede kişi suçluluk ve pişmanlık duygusuna kapılıyor, depresyon, obsesyon, saplantı ve çeşitli psikolojik rahatsızlıklara yakalanabiliyor.

Durumlarını kabullenemediklerinden tedavi olmakta ve alışkanlıklarından kurtulmakta güçlük çekiyorlar. Kendilerine göre hiçbir sorunları yok. Cinsel içerikli film seyir etmeyi alışkanlık haline getirenlerin beyinde ödül ve motivasyon ile ilgili bölgeleri küçülmüş ve daha az çalışır durumda bulundu. Kendi algılamalarına göre herhangi bir problemleri yok. Bu kişiler geleceği planlama konusunda da güçlük çekiyorlar. Hayatlarında mesleki, sosyal veya ailevi hiçbir hedef olmadan boş yere uzun süre pornografi seyrederek vakit öldürüyorlar. Kız arkadaşları veya eşleri ile sorun yaşıyorlar.

 

İnternette vaktini boş işlerle geçirmek

Vakit, insanın en kıymetli hazinesi. İnterneti kullanırken hazinenizden giden ve bir daha asla geri gelmeyecek kıymetli zamanların hesabını yaparak internette gezinin. Bir iki el okey atayım ardından kim ne paylaşmış sosyal medya hesaplarıma bakıp çıkarım diyorsanız internette vaktinizi boş işlerle öldürüyorsunuz demektir. Hiç olmazsa ajanslara girip haber okumak bunlardan daha iyidir.

Sosyal medyada vaktini boş şeylere harcamak

Sosyalmedyayı boş şeyler için kullanmak. Okul, aile, iş hayatını gereksiz paylaşımları ve profilleri takip ederek heba etmek. Sosyal ağlar üreticilerin ve markaların reklam dünyası haline geldi. Alışveriş öncesi ürünle ilgili araştırma yapmak, kaliteli içerik üreten mecraları takip etmek dışında yavaş yavaş gerçek anlamlarını kaybediyorlar. Eskide kaldı artık ilkokul arkadaşımı veya bir akrabamı facebookta bulayım arkadaş olarak ekleyeyip görüşeyim. Amerikalılar ve Avrupalılar da sosyal medya sitelerinin anlamlarını yitirdikleri

Herkesin birer televizyon yıldızı edasında süslediği profil fotoğraflarına, kapak resimlerine bakıp da arkadaşlık istekleri göndermek, tanışma umuduyla özelden mesajlar atmak Müslümanlara yakışmıyor. Sokakta ilk kez gördüğünüz birine arkadaşlık isteği gönderir misiniz? Sadece çöpçatanlık için kurulmuş sosyal ağlara ve uygulamalarına dikkat edin. Şeytanın bu tuzaklarına aldanmayın. Sosyalmedya hesaplarınızı kız/erkeklerle iletişime geçmek için kullanmayın. Sosyal medya bilgi dağarcığınızı genişletmiyor size birşeyler katmıyorsa kullanmakta yersiz demektir. Yabancı dil öğrenmek, programlama öğrenmek kaliteli blog yazıları okumak gibi alternatifler varken neden vaktinizi boşa harcayasınız değil mi?

Uygunsuz Fotoğraf Paylaşmak

Aile hayatınız size özeldir. Nasıl ki evinizin içini sokaktan geçen herkese göstermiyorsanız ev içinde her halinizi sosyal medyada paylaşmanıza gerek yok. Nereye gittiğini, kimlerin eline geçtiğini bilmediğimiz fotoğrafları paylaşırken dikkat etmeliyiz. Beğeni toplamak, eşe dosta göstermek için paylaştığınız fotoğrafların hayatınızın ilerleyen dönemlerinde başınızı ağrıtabileceğini unutmayın.

Biri sağımızda biri solumuzda 24 saat her saniye her dakika yaptıklarımızı amel defterimize yazan Kirâmen ve Kâtibîn melekleri girdiğimiz siteleri, izlediklerimizi, internette yaptığımız faydalı/faydasız herşeyi kaydediyor. Tarayıcımızda geçmişi temizleyip internette yaptıklarımızı silsekte onlar biraz önce neler yaptığımızı tek tek kaydetti ve yarın kıyamet günü hesap vaktinde eksiksiz karşımıza çıkacak. Karanlık gecede kara taşın üzerindeki kara karıncayı gören ve ayak sesini işiten Hz.Allah’ın yaptıklarımızdan hesaba çekeceği günü düşünürek haraket etmeliyiz.

 

Yorumlar

WORDPRESS: 0
DISQUS: