Karınca ve Kanuni Sultan Süleyman Hikayesi

Karınca ve Kanuni Sultan Süleyman Hikayesi

Karınca ve Kanuni Sultan Süleyman Hikayesi Hz. Peygamber efendimiz sallahu aleyhi vesellemden Osmanlı Devleti'nin nihayetine kadar padişahından kalkı

Nankörlüğün bu kadarı da olmaz dedirten hikaye
Nasıl hatırlanmak istiyorsanız öyle vedalaşın
Rakibinde olsa paylaşmanın güzelliğini anlatan hikaye

Karınca ve Kanuni Sultan Süleyman Hikayesi

Hz. Peygamber efendimiz sallahu aleyhi vesellemden Osmanlı Devleti’nin nihayetine kadar padişahından kalkına herkesin mesleğinde ayrı bir mesleği bulunurdu. Ne zaman boş vakitleri olsa o meslekle nefislerini meşgul ederlerdi. Bilirlerdi ki nefsini meşgul etmeyen kişiyi nefsi meleyâni şeylerle meşgul ederdi.
Kanuni Sultan Süleyman, devlet işlerinden arta kalan vakitte Topkapı Sarayının bahçesinde ağaç yetiştirmekle meşgul olurdu. Birgün yetiştirdiği meyve ağaçlarını karıncaların sardığını gördü. Ağaçlara zarar veren karıncaların itlaf edilmesini ve karıncaların bürüdüğü ağacın kesilip kesilmemesi  hususunu bir tezkîre ile Şeyhülislâm Ebussuud Efendi’ye sordu. Hemde öyle şairâne bir dil ile sordu ki;

Dırahta ger ziyan etse karınca

Günâhı var mıdır ânı kırınca?

(Eğer karınca ağaca zarar veriyor, onu kurutuyorsa, karıncayı yok etmenin bir günahı var mıdır?)

Ebussuud Efendi, zamanın şeyhülislâmıdır. Kanuni’ye hoş görünmek için, karıncanın ölmesinden ne olur padişahım, diyebilirdi, fakat o, ince bir nükteyle bakın ne diyor, bu da sanatkâr bir padişaha sıradan bir cevap değildir:

Yarın Hakk’ın dîvânına varınca

Süleyman’dan hakkın alır karınca.

 

 

Yorumlar

WORDPRESS: 0
DISQUS: