Küçük bir kız çocuğunun peygamber sevgisi

Küçük bir kız çocuğunun peygamber sevgisi

Evladının kalbine peygamber sevgisinin nasıl yerleştiğini gören ve bundan etkilenerek İslam’a sımsıkı sarılan bir annenin, bizzat yaşadığı hatırasını

Resimlerle teknolojinin zararları
Hz. Lokman’ın kişilik ve karakteri
2016 dijital pazarlama trendleriyle ilgili yazılar listesi

Evladının kalbine peygamber sevgisinin nasıl yerleştiğini gören ve bundan etkilenerek
İslam’a sımsıkı sarılan bir annenin, bizzat yaşadığı hatırasını kendi ağzından dinleyelim.

Kızım Ayten on iki yaşındaydı. Bazı okul çıkışlarında samimi olduğu iki arkadaşına ders
çalışmaya gidiyordu. Bana pek söylemezdi, fakat biliyordum. Aileleri dindardı. Bizimki de onlardan etkilenmişti; namaz kılıyor, wolkmende ilahiler dinliyor, Peygamber Efendimizin hayatına dair kitaplar okuyordu.

Çoğu kez elinde okuduğu kitaplarla uyuyakalıyordu. Öğrendiği bilgileri davranışlarına yansıyor, zaman zaman bir köşede buğulu gözlerle salâvatlar okuyordu. Bunlar beni memnun
edecek yerde endişelendiriyordu. İtiraf edeyim ki, o yaşta sevinçle başörtü takan, sonra heyecanla namaz kılan kızımı gördükçe rahatsız oluyordum.

Otuz dört yaşında olmama rağmen kıldığım namazların sayısı maalesef on’u geçmemişti. Belki de suçluluk duygusundan olacak, kızıma her fırsatta kızıyor, dini konulara yönelmemesi
için baskılar yapıyordum.

Bir gün kızım eve dönme saati epey geçtiği halde hâlâ gelmemişti. Cep telefonu da kapalıydı. Pencereden pencereye koşuyorum. “Allahım, neredeyse çıldıracağım.” Oysa Ayten, benim ne kadar evhamlı olduğumu bilir, geçikmemeye gayret ederdi. Aklıma her türlü olumsuzluk geliyordu. Sonunda eşimle birlikte karakola gitmeye karar vermiştik ki, kapı çalındı.
Yürüdüm mü, uçtum mu bilmiyorum. Sinirlerim ayaklanmış endişem yerini öfkeye bırakmıştı.

Sanki az önce başına bir şey geldi diye daralan ben değilmişim gibi ceza vermeye hazırlanıyordum. Bu duygular içinde kapıyı açtım. Ayten elinde çok güzel, kırmızı bir gülle boynunu hafif bükmüş öylece duruyordu. Kızacağımı düşünerek o günkü harçlığıyla kırmızı bir gül almıştı.

Ben daha bir şey demeden mahçup bir sesle konuştu:
“Anneciğim biliyorum geciktim ve sizi merak ettirdim. Ne desen haklısın. Bu gülü senin için
aldım, sıradan bir çiçek gözüyle bakma olur mu anneciğim, o peygamber efendimizin kokusunu taşıyormuş. Bu gün öğrendim. Lütfen anneciğim, gül kokulu peygamberimizin
hatırına beni bağışla.”Ağzıma kadar öfke dolan ben ne diyeceğimi şaşırdım. “Peygamber hatırı için” diyordu yavrum. Gözlerindeki sevgi, sözlerinden süzülen samimiyet adeta
içimi yaktı.

Benim otuz dört yaşında kavrayamadığım sevgiyi o, on iki yaşında çoktan yüreğinin en mutena köşesine yerleştirmişti. Bir tuhaf oldum, akan sular durdu sanki.
Bütün sinirim sabun köpüğü gibi eridi gitti. Tek kelime etmeden ağlayarak kızıma
sarıldım. O da ağlıyordu. Gülü salonumuzun en güzel köşesine koyduk. Ayten, gülü bir sevgiliye bakar gibi izlerken tatlı bir sesle salâvat okuyordu. Vakit geç olmuştu. Uyumak
için odalarımıza çekildik.

Gecenin bir yarısı kızımın sesiyle fırladık yatağımızdan. Odamızın kapısına vuruyor, heyecanla bağırıyordu: Anneciğim ne olur kalkın, peygamberimizin
kokusu var salonda. Belki de bizi ziyarete geldi lütfen gelin!” Kocam bana, ben ona uyku sersemliğiyle ne olduğunu anlamaya çalışarak kalktık. Acaba Ayten gündüz yaşadıklarından etkilenip rüya mı görmüştü? Salona girdiğimizde gülün bulunduğu köşeden o güne kadar
koklamadığım ve size tarif edemeyeceğim son derece güzel bir koku yayılıyordu. Güle
yaklaştıkça kokunun arttığını fark ediyorduk. Tek kelimeyle şaşkındık. Hele kocam adeta kendinden geçmiş, olduğu yere çöküvermişti.

Kızımın Peygamberimize olan büyük sevgisini o zaman çok daha iyi anladım. Ona müdahale ettiğim için öyle pişman olmuştum ki anlatamam. Bütün zerrelerimden gelen derin bir nedametle tövbe ettim. O gece sabaha kadar emsalsiz kokunun doldurduğu salonda üçümüz gözyaşları içinde namaz kıldık, salâvat getirdik. Kızımın Peygamberimize olan derin sevgisi o gece bize gerçek anlamda Müslüman kimliğimizi buldurmuştu. Şimdi bu kimliğimize layık olmak için gayret ediyoruz. Rabbim herkese bu duyguyu yaşatsın…

“Allahümme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala ali seyyidina Muhammed”

Yorumlar

WORDPRESS: 0
DISQUS: