Nerede O Eski Komşuluklar

Ahir zaman alameti mi, teknolojinin değiştirdiği nesiller mi yoksa manevi açıdan insanların boşlukta olması mı? Bakmayın siz şimdilerde kimsede komşuluk ilişkisi kalmadığına. Eskiden komşuluk çok ama çok önemliydi. Komşunun hakkı da hatrı da vardı.

Büyük şehirlerde apartmanlar, siteler içerisine hapsedilmiş insanlığımızı komşuluk ilişkilerini bırakıp ta daha fazla yalnızlaştırmayalım. Dört duvar arasında sözde sosyal olan teknolojik cihazlara ve internete kurban etmeyelim ailemizi, komşularımızı. Saatlerce mesai yapma daha çok çalışma daha çok kazanma ve satın alma hırsıyla doldurulmuş gönüllerin huzura ermeyeceğini öğrendik öğreniyoruz. 

Tanışalım komşularımızla, sıcak ve samimi bir selam verelim, içten hal ve hatırlarını soralım, bayram ve kandillerde tebrikleşelim, ortak yaşadığımız alanlarda birbirimize maddi, manevi yardımcı olalım gürültü veya temizlik kurallarına riayet edelim. Çocuklarımız tanışsın mahallede oynasın birlikte. Toplum olarak birlik olmayı birlikte yaşamayı ve her şeyden önemlisi birbirimize güvenmeyi hatırlayalım tekrar. İşte bize eski komşulukları hatırlatacak 5 güzel hasletimiz.

1.Yardımlaşma/Dayanışma

eski-komsuluklar-tasinma
Eskiden komşular taşınırken birbirlerine yardım ederdi…

Mahallemize bir komşu taşınacak olsa herkes yardımına koşar evi hep birlikte taşınırdı. Olurda mahallenin yeni sakini taşınma telaşıyla evde yemek pişiremez diye akşam mahalledeki komşulardan birer tabak yemek gelirdi. Mahallede birisi yaz-kış için hazırlık, temizlik yapsa ona yardıma gidilir hep birlikte hazırlanılırdı. Mahalle sakinlerinden biri kız/oğlan evlendirecek olsa mahalleli birlik olur çeyizini hazırlamasına yardım ederdi.

2.Güven/Birlikte Yaşama

eskiden-birlik-beraberlik
Eski günlerde birlik beraberlik çocukken başlardı

Eskiden mahallenin çocukları bahçede, sokakta, mahallede birlikte kardeşçe oynar hep birlikte büyürlerdi. Birinin annesi pişi yapsa diğer çocuklara da gönderirdi. Paylaşmayı facebook’ta twitter’da değil mahallede öğrenirdi çocuklar. Kimse kimsenin balkonuna halı çırpmaz, sofra bezi silkmez, balkon yıkamazdı. Belki de kalabalık şehirler bozdu insanların fıtratını. Hırsızlık olmazdı mahallede. Gönüllerde kilit yoktu ki kapılarda olsun. Yazın aileler kapı açık yatardı evde, balkonda. Herkes mahallenin bekçisiydi. Vicdanının polisi. Geceleyin mahallede bir olay olsa evinde oturup çayını yudumlayıp “Banane! bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın” demezdi. Evli olanlar karı-koca kavga ediyorsa arası bulunurdu. Mahallenin delikanlı ağır abileri vardı. Çocuklar kavga etse mahallede küfür edilse, yaramazlık olsa ilk müdahaleyi onlar yapardı.

3.Sohbet-Muhabbet

eski-komsuluklar
Eski Komşularda Sohbet ve Muhabbet

Komşu demek dertlerini anlatabileceğin dost demekti. Akşam kapısını çalacağın misafirliğe gideceğin yoldaş demekti. Sabah işe giderken kapıda gördüğünde selam verip-aldığın ayak üstü hasbihal edip içini döktüğün arkadaş demekti. Eskiden yoktu psikolog. Zira psikolojinizi düzelten sorunlarınızı, sıkıntılarını dinleyen, çözen komşuluklar, dostluklar vardı.

4.Merhamet/Vefa

merhamet-eski-insanlar-vefa
Eski insanlarda merhamet ve vefa duygusu

Mahalleden biri maddi-manevi iflas etse hep birlik olunur sıkıntısına çareler aranırdı. Düşene tekme atılmaz kolunda tutup kaldırılırdı. “Merhamet etmeyene merhamet edilmez” düstûruna sahiptiler. Herkes mahallede kim aç kim tok bilirdi. Komşusuna kokacak bir yemek piştiğinde canı çekebilir diye 1 tabakta ona gönderilirdi ve “O” tabak asla boş geri gönderilmezdi. Anadolu insanının engin vefa duygusunun tezahürüydü. Düşünceliydi. Vefalıydı. Yaptığı iyiliği unutur yapılan iyiliği asla unutmazdı. Hangimiz komşumuzun külüne muhtaç olmadık ki…

5. 3S [Saygı-Sevgi-Sabır]

sevgi-saygı-sabır
Fotoğraf: @attilakuntuz1

Kimse birbirine bağırıp çağırmazdı. Mahallede çocukları kavga edip gelse “sarılın bakalım birbirinize” deyip barıştırılırdı. Kimse küs kalmazdı o zamanlarda. Bayramlar fırsat bilinir küsler barıştırılırdı. Sevgi vardı insanların gözlerinde, sözlerinde. Çocukları mahallede görünce başları okşanır bakkaldan alınan şekerlerden verilirdi. “Yaratılanı sev yaratandan ötürü” sözünü unutmamıştı o devirde insanlar. Saatlerce çeşme sırası beklese de önündekini itip kakmazdı. Hastane, ekmek, tüp, gaz lambası kuyruğunda geçen ömürler birbirine saygıyla geçip gitti. Sabır vardı o eski insanlarda. Beklemenin, sahip olmanın bir anlamı vardı. Şimdi 15 yaşında çocuğa her şeyi verdik. Yukarıdakiler hariç. Sonra da otobüse yaşlı, hamile, çocuklu bayan bindiğinde yer vermesini bekliyoruz.

İşte eskiler bu 5 maddede buldular “O eski komşulukları” Peygamber efendimiz sav. bir Hadis-i Şeriflerinde şöyle buydular.

Hz.Muhammed Mustafa sav.
Cebrâil, bana komşu hakkında o kadar çok tavsiyede bulundu ki; ben (Allah Teâlâ) komşuyu komşuya mirasçı kılacak zannettim. -Hadisi Şerif, Buhari Edeb,123
Eskiler bu nedenle

“Ev alma komşu al”

dediler atasözlerinde. Komşuluk gerçekten çok dikkat etmemiz gereken ve eskiye döndüremesekte elimizden geldiğince yaşamaya çalışmamız gereken güzel hasletlerden biri. Eski komşulukları yaşamaya çalışsak bile önce mahallemiz, sonra sokağımız, caddemiz, ilçemiz nihayetinde ülkemiz şimdi olduğundan çok daha farklı olacaktır. Yıldırım Doğmuş’un siirzamani.org’da yayınlanmış şiirini aşağıda okuyabilirsiniz.

Nerede O Eski Komşuluklar Şiiri

Siz eski komşulukla ilgili yaşadığınız anıları yorumda anlatmak istermisiniz?