Silsile-i Saadat nedir?

Silsile-i Saadat nedir?

Silsile-i Saadat nedir? En genel ismiyle Silsile-i Saadat olarak bilinen: "silsile-i âliyye, altın silsile, silsile-i zeheb, tariki nakşibendiyye" ol

Türkiye’deki üniversiteler ve eğitim kaliteleri
Meslek seçerken nelere dikkat etmeli
Dini isimlerin yozlaştırılması

Silsile-i Saadat nedir?

En genel ismiyle Silsile-i Saadat olarak bilinen: “silsile-i âliyye, altın silsile, silsile-i zeheb, tariki nakşibendiyye” olarakta adlandırılan 33 silsile, peygamber efendimiz Muhammed Mustafa Sav.’in varisleri olup dini celili islâmın irşâd vazifesini her devirde yürüten muhterem zâtlardır. Aşağıda Silsile-i Saadat büyüklerinin doğum-vefat tarihleri, künyeleri ve kısa açıklamaları verilmiştir. Detaylı bilgi için bölüm sonlarında yer alan isimlere tıklayabilirsiniz.

1 – EBU BEKİRİ’S SIDDIK (R.A.) Tarih: 571-634

Peygamber efendimiz sav.’in en yakın dostu Hulefâ-i Raşidîn [İslâmın 4 Büyük Halifesi]nin birincisidir. Silsile-i Saadat halkasının ilkidir. لَ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: لَوْ وُزِنَ إِيمَانُ أَبِي بَكْرٍ بِإِيمَانِ أَهْلِ الْأَرْضِ لَرُجِّحَ بِهِمْ. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurdular: “Ebûbekir’in imanı yeryüzü halkının imanı ile tartılsa elbette hepsinden ağır gelir.” (Hadîs-i Şerîf, Beyhakî, Şuabü’l-îmân) Ebu Bekiri’s Siddik (R.A.) hayatta iken cennetle müjdelenenler [aşara-i mübeşşere] arasındadır. Doğruluğu ile “Sıddîki Ekber” ünvanını almıştır. Peygamberimiz (S.A.V.)’den sonra O’nun Hilafet makamını iki sene, üç ay, on gün idare etti ve O da Peygamberimiz (S.A.V.) gibi 63 yaşında bu alemden ebedi aleme göç eyledi. Detaylı bilgi için Hz. Ebû Bekir ra. kimdir?

2 – SELMÂN’I FÂRİSî (R.A.) Tarih: 568-656

Silsile-i Saadat’in ikinci halkasıdır. Selman-i Farisi Peygamberimiz (S.A.V.) zamanında harplerde faydalı fikirlerle Peygamberimiz’e yardımcı olmuştur. Hendek Harbi’nde hendek kazma fikri ilk defa Selman’ı Fârisî tarafından teklif edilmiş ve kabul edilmiştir. Selman-ı Farisi, Hz. Osman (R.A.) zamanında 250 [diger rivayette 350] yaşlarında vefat etmiştir. Tasarrufu vefatından sonra devam etmiştir. Detaylı bilgi için Selmânı Fârisî kimdir?

3 – KASIM BİN MUHAMMED (K.S.) Tarih: 653-725

Silsile-i Saadat’in üçüncüsü Kasım Bin Muhammed’dir. Medine-i Münevvere’de yetişen ve ashabi kiramdan sonra fetva vermeye başlayan “Fukaha-i Seb’a” Yedi Fakih’den birisidir. Kâsım bin Muhammed, hazret-i Ebû Bekr-i Sıddîk’ın torunudur. Eshâb-ı kirâmdan birçoğuna yetişmiş ve onlardan ilim öğrenip başta halası hazret-i Âişe, Ebû Hüreyre, Abdullah ibni Abbâs ve Abdullah ibni Ömer, hazret-i Muâviye gibi meşhûr sahâbilerden hadîs-i şerîf rivâyetinde bulunmuştur. Kendisinden de, Tâbiînin büyüklerinden oğlu Abdurrahman, Sâlim bin Abdullah, İmâm-ı Şa’bî, akranlarından İbn-i Amr, Yahyâ binSaîd ve Sa’d bin Saîd el-Ensârî, Abdullah bin Ömer, Sa’d bin İbrâhim, Abdullah bin Avn ve daha birçoğu hadîs-i şerîf rivâyet etmişlerdir.  Detaylı bilgi için Kasım Bin Muhammed kimdir?

4 – CAFER-İ SADIK (K.S.) Tarih: 702-765

Cafer-i Sadık hazretleri, Ehl-i beytten olup, on iki imamın altıncısı, Silsile-i saadatın dördüncüsüdür. Babası Muhammed Bâkır, dedesinin dedesi Hazret-i Ali’dir.

İlim ve fazilette zamanının bir tanesi oldu. Din bilgilerinde olduğu gibi, zamanının bütün fen ilimlerinde de söz sahibiydi. Yetiştirdiği talebeler, cebir ve kimya ilimlerinde çeşitli keşifler yapmışlar, bu ilimlerin temel sistematiğini kurmuşlardır. Fizik ve kimya ilimlerinin konusunu teşkil eden madde ve onlar üzerindeki bilgisi pek çoktu. Kimyanın babası sayılan Cabir de, Cafer-i Sadık hazretlerinin talebesidir.

İmam-ı Cafer’in en meşhur talebesi olan İmam-ı a’zam Ebu Hanife, Cafer-i Sadık’ın sohbetlerine iki sene devam ederek, o gizli ve açık marifet kaynağından ilim ve evliyalık yolunda çok faydalandı. İmam-ı a’zam, onun huzurunda kavuştuğu yüksek mertebeleri anlatmak için; “Levlâ senetân leheleke’l numân” “O iki sene olmasaydı, Numan helak olmuştu” buyurdu. Detaylı bilgi için Cafer-i Sâdık kimdir?

5 – BEYAZİD-İ BESTAMİ (K.S.) Tarih: 804-874

Bayezid-i Bistami hazretleri, Silsile-i saadatın beşincisidir. Arifler sultanı diye meşhurdur. İsmi Tayfurdur. Üveysi idi. Kendisinden kırk yıl önce vefat eden imam-ı Cafer-i Sadık hazretlerinin ruhaniyetinden istifade etti.113 âlimden ilim öğrenmiştir. Son derece âlim, fâdıl ve edip idi. Daha annesinin karnında iken kerametleri görülmeye başladı. Annesi ona hamile iken şüpheli bir şeyi ağzına alacak olsa, onu geri atıncaya kadar karnına vururdu. Detaylı bilgi için Beyazid-i Bestami kimdir?

6 – E BU’L HASAN HARKANİ (K.S.) Tarih: 962-1033

Ebul Hasan-ı Harkani hazretleri, Silsile-i saadatın altıncısıdır. Büyük İslam âlimi Bayezid-i Bistami’nin ruhaniyetinden istifade ederek yükselmişti. Zamanının kutbu idi. Bir gün Dr. İbni Sina, Şeyh Ebul Hasan Harkani hazretlerini evinde ziyarete geldi. Hanımı, ters birisi idi, adeta onu azarlayarak, ormana gittiğini söyledi. İbni Sina ormana giderken, Şeyhin, odun yüklü bir aslanla geldiğini gördü.”Bu ne hâl?” diye sorunca, “Evimdeki kurdun sıkıntı yükünü taşıdığım için, bu kurt da bizim yükümüzü taşıyor” buyurdu. Detaylı bilgi için Ebu’l Hasan Harkani kimdir?

7 – EBU ALİ FARMEDİ (K.S.) Tarih: 1042-1085

Ebu Ali Farmedi hazretleri, Silsile-i saadatın yedincisidir. Devrinin bir tanesi idi. Zâhiri din ilimlerini, Ebul-Kasım Kuşeyri’den ve daha başka âlimlerden öğrendi. Nasihatleri pek tesirli idi. Nizâm-ül-mülk ve zamanın devlet erkanı kendisine çok hürmet ederdi. Tasavvuf ilminin mütehassısı idi. İmam-ı Gazali ve Yusuf-i Hemedani hazretlerinin de hocası idi. Detaylı bilgi için Ebu Ali Farmedî kimdir?

8 – YUSUF’ÜL HEMEDANİ (K.S) Tarih: 1062-1140

Yusuf-i Hemedani hazretleri, Silsile-i saadatın sekizincisidir. Fıkıh âlimi idi, hadis ilmini de öğrendi. Tasavvufu Ebu Ali Farmedi hazretlerinden öğrenip, onun sohbetinde yetişerek kemale ulaştı. Yüzlerce talebesi vardı. Abdullah-i Berki, Ahmed Yesevi ve Abdülhâlık-ı Goncdüvani gibi büyük veliler yetiştirdi. Bir taraftan doğru din bilgilerini öğretmeye çalışır, insanlarla uğraşmaktan, onları yetiştirmek için çalışmaktan hiç sıkılmazdı. Diğer taraftan, ağrılara ve yaralara ilaç yaparak herkesin derdine deva bulmaya çalışırdı. Detaylı bilgi için Yusuf Hemedani kimdir?

9 – ABDÜ’L HALIK GUCDÜVANİ (K.S.) Tarih: 1103-1179

Abdülhalık Gucdüvani hazretleri, Silsile-i saadatın dokuzuncusudur. Babası Abdülcemil Malatyalı idi. Hızır aleyhisselâm babasına, “Ey Abdülcemil! Senin bir erkek evladın olacak, ismini Abdülhalık koyarsın” buyurdu. Abdülcemil daha sonra Buhara’nın Goncdüvan kasabasına yerleşti. Çok geçmeden bir erkek evladı oldu. İsmini Abdülhalık koydu. Abdülhalık, beş yaşına geldiğinde ilim öğrenmesi için Buhara’ya gönderildi. Yusuf-i Hemedani hazretleri Buhara’ya gelince, Abdülhalık Gucdüvani onun hizmetine girdi ve bu hizmette bir süre kaldı. Bunu şöyle anlatır: 12 yaşında idim. Hızır aleyhisselam bana Yusuf-ı Hemedani’den ilim öğrenmemi tavsiye etti. Onun Buhara’ya geldiğini işiterek derhal yanına gittim. Ondan pek çok istifadem oldu. Detaylı bilgi için Abdülhalık Gucdüvani kimdir?

10 – HACE ARİF RİVĞİRİ (K.S) Tarih: ? – 1209

Arif-i Rivegeri hazretleri, Silsile-i saadatın onuncusudur. Buhara’ya 30 km uzaklıkta bulunan Riveger köyünde dünyaya geldi. Küçük yaşta tahsile başladı. Zeka ve kavrayışının parlaklığı sebebi ile hızla ilerledi. Bu esnada ilim ve hikmet sahibi, ibadet şartlarını harf harf yerine getiren, insanlara doğru yolu göstermede zamanın kutbu Abdülhalık Goncdüvani hazretleri ile tanıştı ve bütün dünyası değişti. Daha ilk günde ebedi saadet tacının başına konduğunu hissetti. Derhal kendisine bağlandı, vefatına kadar hiç ayrılmadı. Detaylı bilgi için Hace Arif Rivgiri kimdir?

11 – MAHMUD İNCİR FAG’NEVİ (K.S.) Tarih: 1231-1315

Mahmud-i İncir fagnevi hazretleri, Silsile-i saadatın on birincisidir. Maveraünnehrin Tur-i Sina gibi mukaddes bir yer olmasına vesile olan, orayı nurlandıran büyük âlim ve velilerden olan Mahmud-i Encirfagnevi, Buhara’nın Fagne köyünde doğdu. 1315 yılında vefat etti. Mimarlık ile geçinirdi. Detaylı bilgi için Mahmud İncir Fagnevî kimdir?

12 – HACE ALİ RAMİTİNİ (K.S.) Tarih: 1197-1328

Hace Arif Ramiteni hazretleri, Silsile-i saadatın on ikincisidir. Buhara yakınlarındaki Ramiten kasabasında doğdu. Herkese yol gösteren, kalbinden nur fışkıran Mahmud-i Encirfagnevi hazretlerinden çok faydalandı. Evliyalık derecelerine kavuştu. Maddi ilimlerde de yükseldi. İbadet ve derslerden sonra helal lokma kazanmak için dokumacılık yapardı. Bu sebeple kendisine dokumacıların şeyhi manasına Pir-i Nessac derlerdi.Detaylı bilgi için Hace Ali Ramitini kimdir?

13 – MUHAMMED BABA SEMASİ (K.S.) Tarih: ?-1354

Muhammed Baba Semmasi hazretleri, Hace Ali Ramiteni hazretlerinin yetiştirdiği büyük velilerdendir. Silsile-i saadatın on üçüncüsüdür. Buhara’ya bağlı Semmas köyünde doğdu. Tasavvuf ilmini büyük âlim Ali Ramiteni hazretlerinden öğrendi. Onun derslerinde ve sohbetlerinde yetişip, tasavvufta yüksek dereceye ulaştı. Hocası, kendisinden sonra yerine, Muhammed Baba Semmasi’yi vekil bıraktı. Diğer talebelerine de, ona tâbi olmalarını vasiyet etti. Hocasının vefatından sonra onun yerine geçen Muhammed Baba Semmasi, çok talebe yetiştirdi ve içlerinden bir kısmını tasavvufta yüksek makamlara kavuşturdu. Detaylı bilgi için Muhammed Baba Semasi kimdir?

14 – SEYYİD EMİR KİLAL (K.S.) Tarih: ?-1370

Seyyid Emir Gilâl hazretleri, Silsile-i Saadatın on dördüncüsüdür. Hâce Bâbâ  Semâsî Hazretlerinin halifelerinin en üstünü idiler. Zamanında bulunan ulemâ ve evliyâ arasında şerîat, tarîkat ve marifet hususunda en fazla ilme sahip idi. Hazreti Hüseyin Efendimizinin so-yundan olup, seyyid idi. Muhammed Baba Semâsî Hazretlerinin  (k.s.) talebesi ve Muhammed Bahaüddin Şâh Nakşıbend (k.s.) Hazretlerinin hocasıdır. Çömlekçilik yaptığı için Kilal (bazı kaynaklarda Külal) ismiyle meşhur olmuştur.Salih bir zat olan babası Seyyid Hamza, Medine’den gelip  Buhâra’nın Efşene köyüne, sonra da Sühari’ye yerleşmiştir. Seyyid Emir Kilal (k.s.) Hazretleri   Buhâra’nın Sühari kasabasında doğdu. Doğum tarihi bilinmemektedir. M.1370 (H.772) senesinde Sühari’de vefat etti. Kabri de oradadır. Büyük bir âlim ve mürşid’i kamil olup, her ânını sünnete uygun olarak geçirdi. Pek çok kimse onun sohbet ve derslerinde kemale erdi. Üstün hallerini gösteren çok menkıbesi vardır. Detaylı bilgi için Seyyid Emir Kilal kimdir?

15 – MUHAMMED BAHAÜDDİN NAKŞİBEND (K.S) Tarih: 1317-1389

Silsile-i Saadatın on beşincisidir. Babasının adı Muhammed, dedesinin adı Muhammed. Kendi adı, Muhammed Bahâüddin Şâh Nakşıbend   El-Buhârî. Lakabı, Belâ Gerdan [Bütün bela ve musibetleri kendi üzerine alıp müridanını her türlü sıkıntıdan koruyan manasına]  Seyyid Emir Kilal Hazretlerinin talebesidir. Daha üst makamlarda Üveysî olarak yetişmiştir ki Abdül-halik Gucdüvânî (k.s.) Hazretlerinin ruhaniyeti ile yetişmiştir.  Buhâra’nın Kasr-ı Ârifân kasabasında dünyayı şereflendirdiler.

Muhammed Bahâüddin Şâh Nakşibend (k.s.) Hazretleri, Muharrem ayında dünyaya geldi. Doğduğu yıl, hicretin 717. (M.1317.) yılı idi. Doğduğu yer ise ( Buhâra’ya bir fersah uzakta) Kasr-ı Ârifân kasabası idi. Evliyaullah’ın en büyüklerinden ve Seyyid Emir Kilâl Hazretlerinin en büyük halîfelerinden olan Şâh Nakşibend, tarîkatın imâmı, hakîkatın pîri, şerîat ve ehl-i sünnetin önderidir. Daha çocukluğunda mübarek yüzünde velîlik eserleri açıkça görülmüştür.

Detaylı bilgi için Muhammed Bahaüddin Nakşibend kimdir?

16 – HACE ALAADİN-İ ATTAR (K.S.) Tarih: ?-1400

Alâüddin-i Attar hazretleri, Buhara’da yetişen en büyük evliyadandır. Silsile-i Saadatın on altıncısıdır. Asıl ismi Muhammed bin Muhammed Buhari’dir. Zengin babası vefat edince, oğullarına miras olarak çok fazla mal kaldı. Fakat Alâüddin hiç miras kabul etmeyip, Şah-ı Nakşibend Muhammed Behaeddin-i Buhari’ye talebe olmayı tercih etti. Gidip halini arz etti ve talebeliğe kabul buyurulmasını istirham eyledi. Behaeddin Buhari hazretleri ona nazar edip, [Evladım bizim yolumuzda mihnet ve sıkıntı çoktur. Dünyayı ve nefsini terk edebilecek misin?] buyurunca, hiç düşünmeden, (Yapmaya hazırım efendim) dedi. Detaylı bilgi için Hace Alaaddin Attar kimdir?

Eğer maşuktan sevgi olmaz ise aşığa,
Aşığın muhabbeti kavuşturmaz maşuğa.

17 – YAKUP ÇERHİ (K.S.) Tarih: 1360/1361-1447

Yakub-i Çerhi hazretleri, evliyanın büyüklerindendir. İnsanların iman, ibadet ve ahlak hususunda doğruyu öğrenip, yapmalarını sağlayan ve Allahü teâlânın rızasına kavuşturmak için rehberlik eden ve kendilerine Silsile-i Saadatın on yedincisidir. Derin âlim ve kâmil bir veli idi. Detaylı bilgi için Yakup Çerhi kimdir?

18 – HACE UBEYDULLAH- AHRAR (K.S.) Tarih: 1403-1490

Ubeydullah-ı Ahrar hazretleri, Türkistan’ın büyük velilerindendir. Silsile-i Saadatın on sekizincisidir. 1403 yılında Taşkent’te doğdu. 1490’da Semerkant’ta vefat etti. Kabri oradadır. Doğumundan itibaren üstün halleri görüldü. Annesi nifastan temizlendikten sonra emmeye başlamıştır. Yüzünde öyle bir nur parlardı ki, görenler hayran kalıp, ona dua ederlerdi. Dilinden Allahü teâlânın ismi hiç düşmezdi. Dedesi de, âlim ve veli idi. Vefat edeceği sırada, torunları ile tek tek vedalaştı. Ubeydullah-ı Ahrar o zaman çok küçüktü. Onu görünce, kucağına aldı. Sarılarak ağladı ve şöyle dedi: “Ben, bunun büyük bir zat olduğu zaman hayatta olmam. Bu İslamiyet’e hizmet edecektir. Cihan padişahları bunun sözünü dinleyecekler” dedi. Detaylı bilgi için Hace Ubeydullah Ahrar kimdir?

19 – HACE MUHAMMED ZAHİD(K.S.) Tarih: ?-1529

Silsile-i Saadatın on dokuzuncusudur. Nakşıbendiyye’nin Ubeydullah Ahrar’dan İmam-ı Rabbani’ye kadar olan dönemdeki adı “Ahrariyye” Ubeydullah Ahrar’dan emaneti alan ise Muhammed Zahid. O da silsiledeki Yakub Çerhî’nin kızının oğlu. Reşehât’ta kendisinden “Kadı Muhammed” diye bahsedildiğine bakılırsa dinî ilimlerde “Kadılık” payesine ulaşacak bir derinliğe sahip olduğu, belki kadılık da yaptığı anlaşılmaktadır. Dini ilimlerde belli bir derinlik kazandıktan sonra tasavvufa meyletti. 855/1451 yılında Ubeydullah Ahrar’a intisab etti. On iki yıl süreyle şeyhinin yanında ve hizmetinde bulundu. Hace Muhammed Zahid kimdir?

20 – DERVİŞ MEHMED (K.S.) Tarih: ? -1562

Derviş Muhammed hazretleri, evliyanın büyüklerindendir. Silsile-i Saadatın yirmincisidir.Ruh ilimlerinde mütehassıs idi. Büyük âlim ve kâmil bir veli olan dayısı Kâdi Muhammed Zâhid’in derslerinde yetişti. Dayısına talebe olmadan önce, on beş sene nefsinin isteklerinden kurtulmak için mücadele etmiş ve insanlardan uzak yaşamıştı. Detaylı bilgi için Derviş Mehmed kimdir?

21 – MUHAMMED HACEGİ EMKENGİ (K.S.) Tarih: 1512-1602

Hâcegi Muhammed Emkenegi hazretleri, evliyanın büyüklerindendir. Silsile-i Saadatın yirmi birincisidir. 1512 yılında Buhara’nın İmkene kasabasında doğdu. 1599’da orada vefat etti. Evliyanın büyüklerinden Derviş Muhammed hazretlerinin oğlu ve Muhammed Bâkibillah hazretlerinin hocasıdır. Zahiri ve batıni ilimleri babasından öğrendi. Babasından feyiz alarak tasavvufta kemale erdi. Tasavvuf ilminin ve hallerinin mütehassısıydı. Detaylı bilgi için Muhammed Hacegi Emkengi kimdir?

22 – HACE MUHAMMED BAKİBİLLAH (K.S.) Tarih: 1563-1603

Silsile-i Saadatın yirmi ikincisidir. Büyük veli İmâm–ı Rabbânî (k.s.) Hazretlerinin hocasıdır. Muhammed Bâkî  Billah (k.s.) Hazretleri, H.971 (M. 1563) senesinde Kâbil şehrinde doğdu. H.1012 (M. 1603) de Delhi’de kırk yaşında iken vefat etti. Türbesi, Kutabrol denilen yerdeki kendi mescidinin yanındadır. Orta boylu, kırmızı benizli,seyrek sakallı idi. Gençliğinde ilim tahsili için Kâbil’den Semerkand’a gidip, zâhirî ve akli ilimleri, zamanının en büyük alimlerinden olan Mevlânâ Sâdık Hulvânî’den öğrendi. Yüksek yaradılışı ve kâbiliyeti ile kısa zamanda, ilimde en yüksek seviyeye ulaştı. Zâhirî ve bâtinî kemâlat ile mücehhez, cezbe ve ilâhî aşk ile bezenmiş, zühd ve takva ile ma’ruf, cömertlik vasıflarına mâlik bir zat. Hâce Muhammed Bahaü’d-dîn  Nakşibend Hazretlerine mânen bağlı olmakla (Üveysî) idiler. Zâhiren ise Mevlâna Hâcegî Emkengî Hazretlerine bağlı idiler. Detaylı bilgi için Hace Muhammed Bakibillah kimdir?

23 – İMAM-I RABBANİ AHMED-İ FARUK-İ SERHENDİ (K.S.) Tarih: 1564-1624

İmam-ı Ahmed Rabbani hazretleri, Hindistan’da yetişen en büyük veli ve âlim. Ariflerin ışığı, velilerin önderi, İslam’ın bekçisi, müslümanların baş tacı, müceddid, müctehid ve İslam âlimlerinin gözbebeğidir. Silsile-i Saadatın yirmi üçüncüsüdür.

1563 yılında Hindistan’ın Serhend (Sihrind) şehrinde doğdu. İmam-ı Rabbani ismiyle tanınmıştır. İmam-ı Rabbani, Rabbani âlim demek olup, kendisine ilim ve hikmet verilmiş, ilmi ile amel eden, ilim ve amel bakımından eksiksiz ve kâmil, olgun âlim demektir. Hicri ikinci bin yılının müceddidi (yenileyicisi) olmasından dolayı Müceddid-i elf-i sani, ahkam-ı İslamiye ile tasavvufu birleştirmesi sebebiyle, Sıla ismi verilmiştir. Hazret-i Ömer’in soyundan olduğu için, Faruki nesebiyle anılmış, Serhend şehrinden olduğu için de oraya nisbetle, Serhendi denilmiştir.

Bütün bu vasıflarıyla birlikte ismi, imam-ı Rabbani Müceddid-i elf-i sani Şeyh Ahmed-i Faruki Serhendi’dir. Babası ve dedelerinin hepsi, zamanlarının büyük âlimleri, salih ve faziletli kimseleri idiler. Babası Abdülehad Efendi din ve fen ilimlerinde yetişmiş, tasavvufta da en son mertebeye ulaşmıştı. Detaylı bilgi için İmamı Rabbanî Ahmedi Faruki Serhendi kimdir?

24 – HACE MUHAMMED MASUM (K.S.) Tarih: 1599-1668

Muhammed Masum Faruki hazretleri, evliyanın meşhurlarındandır. İmam-ı Rabbani hazretlerinin üçüncü oğludur. Silsile-i Saadatın yirmi dördüncüsüdür. Hindistan’ın Serhend şehrinde doğdu. Daha üç yaşında iken, kelime-i tevhid söylerdi. Kur’an-ı kerimi kısa zamanda ezberledi. 11 yaşında iken, zikir ve murakabe yolunu babası imam-ı Rabbani hazretlerinden aldı. Babası istidadının yüksekliğini anlayınca, “Hâl, ilimden sonra olduğu için, önce ilim okumak gerekir” buyurup oğluna akli ve nakli ilimleri okutmaya başladı. Detaylı bilgi için Hace Muhammed Masum kimdir?

25 – ŞEYH SEYFUDDİN ARİF (K.S.) Tarih:1645/1646-1685

Seyfeddin-i Faruki hazretleri, Silsile-i Saadatın yirmi beşincisidir. İmam-ı Rabbani hazretlerinin torunu ve Urvetül-Vüskâ Muhammed Masum-i Faruki hazretlerinin beşinci oğludur. Doğum zamanında bir melek; “Doğduğu gün, öleceği gün ve dirileceği günde ona selam olsun” mealindeki Meryem suresinin 15. âyet-i kerimeyi okuyarak müjde vermişti. Küçük yaşından itibaren ilme yöneldi. Amcası Muhammed Said’den akli ve nakli ilimleri tahsil edip kısa zamanda âlim oldu. Zamanının bir tanesi ve marifet deryası olan babası Muhammed Masum-i Faruki’nin teveccüh ve sohbetleriyle, ilerleyip, kısa zamanda birçok kerametlere kavuşup âlimlerin baş tacı oldu. Detaylı bilgi için Şeyh Seyfuddin Arif kimdir?

26 – MUHAMMED NURÜ-L BEDVANİ (K.S.) Tarih: 

Muhammed Nurü’l Bedvani hazretleri, evliyanın büyüklerindendir. Silsile-i Saadatın yirmi altıncısıdır. Seyyid olup soyu Peygamber efendimize ulaşır. Türbesi, Hindistan’ın Delhi şehrindedir. Muhammed Nurü’l Bedvani hazretleri, ilmini ve feyzini imam-ı Rabbani hazretlerinin torunu, büyük âlim ve mürşid-i kamil Muhammed Seyfüddini Faruki’den aldı. Onun derslerinde ve sohbetlerinde yetişip icazet aldı. İlimde o kadar yükselmişti ki zamanının yegane âlimi ve rehberi idi. Detaylı bilgi için Muhammed Nurul Bedvani kimdir?

27 – ŞEMSÜDDİN HABİBULLAH İBN-İ MİRZA CAN (K.S.) Tarih: 1701-1781

Mazhar-ı Can-ı Canan hazretleri, evliyanın büyüklerindendir. Seyyiddir. Silsile-i Saadatın yirmi yedincisidir. İsmi, Şemseddin Habibullah’tır. Babası Mirza Can’dır. Onun ismine izafeten Can-ı Canan denilmiştir. 1701 yılında doğdu. 1781’de şehid edildi. Ceddi, ileri gelen devlet adamlarından olup, Teymuriyye sultanlarına yakınlıkları vardı. Babası Mirza Can, mevki ve makamı terk edip, fakirliği ve kanaati tercih etti. Servetini Allah için fakirlere dağıttı. Kızının nikahı için ayırdığı yirmi beş bin rub’iyye miktarındaki altını, bir dostunun şiddetli bir sıkıntıda olduğunu işitince, tamamen ona hediye etti. Babası, memleketinde, merhameti, üstün ahlakı, insani meziyetlerinin üstünlüğü ile tanınmış bir zattı. Detaylı bilgi için Şemsüddin Habibullah İbni Mirza kimdir?

28 – ABDULLAH-I DEHLEVİ (K.S.): Tarih: 1745-1824

Seyyid Abdullah Dehlevi hazretleri, Silsile-i Saadatın yirmi sekizincisidir. 1745 yılında Hindistan’ın Pencab şehrinde doğdu. 1824’de Delhi’de vefat etti. Kabri Şâhcihân camii yakınındaki dergahındadır. Allah vergisi çok üstün bir zekaya sahipti. Kur’an-ı kerimi kısa zamanda ezberledi. Dini ilimleri ve zamanının fen ilimlerini öğrendi. Mazhar-ı Can-ı Canan hazretlerinin huzuruna varıp, kendisini talebeliğe kabul buyurmasını istedi. O da: “Sen hoşlandığın bir yere git. Bizim yolumuz, tuzsuz taşı yalamak gibidir” buyurdu. “Ben her şeye razıyım efendim” dedi. “Mübarek olsun” buyurup talebeliğe kabul edildi. Abdullah-ı Dehlevi hazretleri, 15 yıl sohbetiyle şereflendi. Evliyalıkta yüksek derecelere kavuşunca, mutlak icazet alıp, halifesi oldu. Detaylı bilgi için Abdullah Dehlevi kimdir?

29 – HAFIZ EBU SAİD SAHİB (K.S.) Tarih: 1781-1834

Silsile-i Saadatın yirmi dokuzuncusudur. 1217 (m.1802) senesi Rabî’ul-âhir ayında, Hindistan’da Rampûr şehrine bağlı Mustafaâbâd beldesinde dünyaya geldi. Şeyh Ebû Saîd (k.s.) Hazretleri, daha çocuk iken, sâlih ve kıymetli bir zât olacağının alâmetleri yüzünden okunuyordu. Çocukluğunda, çocuk-ların düşkün oldukları oyun ve eğlenceler ile hiç meşgûl olmazdı. On yaşında Kur’ân-ı Kerîmi ezberledi. Kur’ân-ı Kerîmi güzel ses ve tertîl üzere o kadar güzel okurdu ki, dinleyenler kendilerinden geçerdi. Tecvid ilmini, kırâat âlimlerinden Kârî Nesîn’den öğrendi. Kur’ân-ı Kerîmi ezberledikten sonra, aklî ve naklî ilimleri öğrenmeye başladı. Önemli ders kitaplarını Müftî Şerefüddîn’den okudu. Şâh Veliyyullah Dehlevî’nin oğlu Mevlâna Refîüddîn’den hadîs  dersi aldı. Kâdı Beydâvî Tefsîri’ni, Sahîh-i Müslim şerhini de ondan okudu. Sahîh-i Buhârî’yi ise yine Mevlâna Refîüddîn’den, hocası Şeyh Abdullah Dehlevî hazretlerinden ve kendi dayısı Sirâc Ahmed’den okuyup rivâyet ve nakletme icâzeti aldı. Detaylı bilgi için Hafız Ebu Said Sahib kimdir?

30 – HABİBULLAH CAN-I CANAN (K.S.) Tarih: 1802-1860

Silsile-i Saadatın içinde adı, Habibullah Cân-ı Cânãn’dır.  İsmi şerifleri, Ahmed Saîd Sahib (k.s.) tir. Silsile-i Saadatın 28. halkası Abdullah Dehlevî Hazretlerinin halifesi; 29. halkası Hâfız Ebu Saîd Hazretlerinin oğludur. Künyesi Ebü’l-Mekârim, lakabı Sirâc-ül-evliyâ idi. Müceddidî ve Serhendî nisbeti ile anılır. Nesebi, İmam-ı Rabbani Hazretlerine ve Hazret-i Ömer Efendimize dayanır. Bunun için Fârûkî denmiştir. 1217 (m.1802) senesi Rabî’ul-âhir ayında, Hindistan’da Rampûr şehrine bağlı Mustafaâbâd beldesinde dünyaya geldi.

Yüksek babalarının terbiyeleri ile küçük yaşta Kur’ân-ı Kerîm’i hıfz ettiler. Babası, Hafız Ebû Saîd, Abdullâh Dehlevî Hazretlerinin hizmetlerinde bulundukları zaman, kendileri henüz 10 yaşında idi. Detaylı bilgi için Habibullah Cânı Canan kimdir?

31 – MUHAMMED MAZHAR-İ ŞAN CAN-I CANAN (K.S.) Tarih: 1832-1883

Silsile-i Saadatın otuz birinci halkasıdır. Şeyh Mazhar-ı Îşân Can-ı Cânân (k.s.) Hazretleri, Şeyh Habibullah Cân-ı Cânân (Ahmed Saîd) Hazretleri’nin kıymetli oğlu olup, büyük babası Hafız Ebû Saîd Sâhib’in halifelerindendir. Hicret’in 1248’nci (M.1832) yılında Hindistan’ın (Lekhenva) köyünde doğmuştur. “Mazhâr-ı Muhammed” doğumlarına tarih düşmüştür.

Büyük babası Ebû Saîd Müceddidî Hazretlerinden 7 yaşında iken Tarîkât-ı Aliyye’yi ahzetmiş, 15 yaşında Kur’an-ı Kerîm’i ezberlemiş ve 20 yaşında da Tarîkat-ı Aliyye-i Nakşibendiyye’den icâzet almıştır. Büyük babasının da sohbetlerinde bulunarak (Kaadiriyye, Sühreverdiyye, Çeştiyye ve Kübreviyye) tarîkatlarından da icâzet almışlardır. Detaylı bilgi için Muhammed Mazhar İşan Canı Canan kimdir?

32 – SALAHUDDİN İBN-İ MEVLANA SİRACÜ’D-DİN (K.S.) Tarih: 1843-1910

Buhâra’lıdır. Şeyh Mazhar İşan Cân-ı Cânân (k.s.) Hazretlerinin en büyük halifesi idiler. Silsile-i Saadatın dokuzuncu büyük rütbesi ve otuz ikinci halkasıdır. Devamlı istiğrak halinde, zamanın kutbu ve tayyi mekân sahibi idiler. Sabah namazlarının ekserisini, bu sûretle yani tayyi mekân ile Kâbe-i Muazzama’da kılarlardı. Mekke Şerîfi Hüseyin’in İngilizlerle anlaşarak Osmanlı İmparatorluğuna ihanet ettiği Birinci Dünya Harbi yıllarında, Salahuddin İbn-i Mevlâna Süracüddin Hazretleri, son haclarını îfâ etmek üzere Mekke-i Mükerreme’de bulunuyorlardı. Şeriflik iddiasındaki bu hâin, kendilerinin pek çok kerâmetlerini duymuş ve itibar edilir bir zât olarak tanımıştı. Detaylı bilgi için Selahuddin İbni Mevlana Siracuddîn kimdir?

33 – EBU’L FARUK (SÜLEYMAN HİLMİ TUNAHAN) (K.S.) Tarih: 1888-1959

Süleyman Hilmi Silistrevî (Tunahan) Künyesi: EBU’L-FÂRUK Doğum Tarihi: 1888  Babasının Adı: Hocazâde Osman Efendi Annesinin Adı: Hatice Hâtun Dedesi: Ulemâ’dan Kaymak Hâfız adıyla ma’ruf bir zat olup soyu, Nesl-i Pâk-i Muhammedî’ye mensup (SEYYİD) olan İdris Bey’e dayanır.

İdris Bey; Fatih Sultan Mehmet Han’ın Rasûl-i Zîşân Efendimiz’e (s.a.v.) aşırı sevgi ve saygısından dolayı;Yer yüzünde Evlâd-ı Rasûl’den kimler kalmıştır? diye yaptırdığı araştırma neticesinde, şeceresine hiç şâibe, şüphe karışmamış olduğunu tesbit ettirdiği, Türkistan’lı bir zât olup, Fatih Sultan Mehmed tarafından İstanbul’a getirtilip, kız kardeşi ile evlendirilerek, TUNA havâlisinin mâlî işlerini takip etmek üzere “Tuna Hân’ı” olarak tayin edilmiş fazilet sâhibi bir seyyiddir.

Süleyman Hilmi Silistrevî (Tunahan), Milâdî 1888 (Hicrî 1305) yılında, o zaman Devlet-i Âli Osmânî hudutları içinde yer alan Silistre’ye bağlı Hezergrad kasabasının Ferhatlar köyünde dünya’ya gelmiştir. Detaylı bilgi için Süleyman Hilmi Tunahan k.s kimdir?

Peygamber efendimiz sav.’in varisleri olan bu zâtlar her dönemde İslâm dininin irşad vazifesini yerine getirmişler kitabımız Kurânı Kerimi okuyup okutmuşlardır. Hz. Peygamberimiz Muhammed Mustafa sav’in fakir, yoksul gençlere islâmı öğretmek maksadıyla Mescidi Nebevî’nin duvarına bitişik olarak kurduğu “Ashâbı Suffa” yı devam ettirmişlerdir. Kıyamet gününe kadar baki kalacak dini celili İslâmın ihyası için ömürlerini harcamışlardır. Allah onlardan razı ve memnun olsun.

Yorumlar

WORDPRESS: 0
DISQUS: 0