Sosyal medyadan terki diyar eyledim.

Sosyal medyadan terki diyar eyledim.

Sosyal medyadan terki diyar eyledim. Uzun süredir yapabilir miyim? diyordum kendi kendime. Sosyal medya hesaplarından kopabilir miyim? İnternete ara

İlk istasyonda inmek isteyeceğiniz tren yolları
En adaletli hükümdar: Hz.Ömer
Gazneli Mahmud Dönemi Hikayeleri

Sosyal medyadan terki diyar eyledim.

Uzun süredir yapabilir miyim? diyordum kendi kendime. Sosyal medya hesaplarından kopabilir miyim? İnternete ara verebilir miyim? Oynadığım oyunları, takip ettiğim haber ajanslarını bırakabilir miyim? Samimi söylüyorum istedikten sonra oluyor.

Öncelikle cep telefonumdaki tüm uygulamaları kaldırdım. Cep telefonumu sadece arama, mesajlaşma gibi temel ihtiyaçlarım için kullanıyorum. Balangıçta baya bir zorlandım. Gereksiz yere birkaç kez telefonu elime aldım. Elime alır almaz parmaklarım farkında olmadan ekranda sosyal medya ikonlarının olduğu yerlere gitti. Ne kadarda alışmışız.

İnterneti ve sosyal medyayı terki diyar eyleyeli 21 gün oldu. Neler mi değişti hayatımda?

1.Sevdiklerime vakit ayırdım.

Eşime, aileme, dostlarıma, arkadaşlarıma sosyal medyada harcadığım zamandan daha az vakit ayırdığımın farkına vardım. Bu belkide bencilliklerin en kötüsü. Hayatta en çok kıymet verdiğimi düşündüğüm insanlara hak ettiği değeri verememek onlara ilgi göstermeyip görmezden gelmek içler acısı. Telefonu elimden bıraktığımda başka hiçbir şeyle meşgul olmadan, onlarla birlikte olmanın verdiği mutluluğu tattım. Ne bir whatsapp bildirisi ne de bir teknolojik uyarıcı olmadan.

En son ne zaman yaptınız bilmiyorum ancak hani eskiden kış günlerinde sobanın başında bütün aile toplanırdık. Gözlerimizin içine bakarak karşılıklı sohbet eder soba ve üzerinde demlenen çayla ısıtırdık gönüllerimizi. Cep telefonu, sosyal medya olmadan sevdiklerimle iletişim kurmak işte o günleri hatırlattı bana.

Zira internetin olmadığı o günleri hatırlayan son neslin çocuklarıyız. Bizden sonraki jenarasyon internetin içinde dünyaya geldi.

2.Duygularımı, düşüncelerimi, yaşantımı paylaşma kaygısı olmadan “o anın” keyfini çıkartarak yaşadım.

Telefonsuz geziye çıktığımda güzelliklere odaklanabildim. Seyretmenin tadını çıkardım. Sokaklarda yürürken mevsimlerin değişiminin farkına vardım. Arkadaşlarımla zaman tünelinde ne paylaştıklarını umursamadan muhabbet etmenin keyfine vardım.

Dinlenmek, keşfetmek için gittiğimiz gezilerden fotoğraf çekip paylaşacağız diye güzellikleri kaçırıp strese girerek geri dönüyoruz. Okuduğumuz kitaplarda duyguları yaşamak yerine 3-5 cümleyi paylaşıp arkadaşlarımızın beğenmesini bekliyoruz. Dostlarla bir araya geldiğimizde göz göze sohbetin keyfini bırakıp bir araya geldiğimizi cümle aleme duyurmaya çalışıyoruz. Yediğimiz yemeğin bile tadına varmadan birilerine gösterme gayretine giriyoruz.

Mutluluğu, huzuru sosyal medya paylaşımlarımlarımızda ve onlara gelen tepkilerde arıyoruz. Halbuki bizi daha mutsuz ve duygusuz tek tip insanlar haline dönüştürüyor farkında değiliz. Yaşadığımız anı facebook’ta arkadaşlarımızla paylaşmadığımızda kendimizi daha önemsiz hissetmeyelim. Duyduğumuz bir haberi twitter’da yazmadığımızda bir eksiklik olmasın içimizde. Gördüğümüz güzellikleri instagram’a koymadığımızda üzülmeyelim. Yediğimiz yemekler daha tatsız yaşadığımız hayatlar daha duygusuz olmasın bu yüzden.

3.Vaktimin kıymetini anladım.

Kitap okumaya ne kadar çok vaktim olduğunu farkettim. Günlük okuduğum kitap sayfası 4 katına çıktı. Birçok blog yazarının dert yandığı yazarlığa daha çok vakit ayırmaya başladım. Günlük okuduğum gazete ile haber ajanslarını takip etmeden gündemin gerisinde kalmadığımı anladım. Kendimi geliştirmek, yabancı dil öğrenmek, sınavlara hazırlanmak için yeterli zamanım olduğunu gördüm.

facebook_zaman_tuneli

                                        Facebook Zaman Tüneli

Gayya kuyusuna benzettiğim sosyal medya hesaplarının zaman tünellerinde aslında ne kadar gereksiz vakit harcadığımın farkına vardım. Facebook, Twitter, Instagram derken günlük 60 dakika haftalık 420 dakika aylık 1680 dakika yani yaklaşık koca iki gün arkadaşlarımın neler paylaştığını görmek için cep telefonumda  fütursuzca aşağı doğru inmeye çalıştım. Bir daha asla geri getiremeyeceğim en kıymetli şeyi, vaktimi çaldığı için bana maliyeti ağır oldu.

Teknoloji geliştikçe hayatı kolaylaştırıyor ancak medeniyeti ilerletmek yerine insanlığa hiç olmadığı kadar zarar veriyor. Niyetim felaket tellallığı yapmak değil. Ancak bu şekilde devam edersek sosyal medyada hiç olmadığımız tek tip insanlara dönüşeceğiz. Ne idüğü belirsiz, niyetleri iyi-kötü bilmediğimiz şirketlere, tarihin en acımasız pazarlamacılarına hayatımızda olup biteni filtresiz ve hesapsızca vermenin bedelini elbette ödeyeceğiz.

Elbette internet ve sosyal medyayı kullanmaya tekrar başlayacağım lakin bu eskisi gibi olmayacak. Sizde ara sıra teknolojiye ara vererek hayatınızı değiştirebilirsiniz. Eğer sizde ara verdiyseniz hayatınızda meydana gelen değişiklikleri yorum kısmında belirtebilirsiniz.

Yorumlar

WORDPRESS: 9
  • comment-avatar

    Aslında her şeyi orantılı kullandıktan sonra sıkıntı yok. Birde ihtiyaçlara göre kullanmak lazım. 2 tane uygulama işini görüyorsa ama sen gidip 22 tane uygulama yüklüyorsan zaten bitmişsin demektir. Bende kendimi elimden geldiğince uzak tutuyorum. Sosyal medyada takılmak yerine kitap okuyarak ve blogları takip ederek kendime bir şeyler katmaya çalışıyorum.
    Güzel bir yazı olmuş.

    • comment-avatar

      Kesinlikle Gizli Özne katılıyorum. Sosyal medyaya döndükten sonra sadece cep telefonunun temel özelliklerini kullanacağım. Zaten bloglar ve bilimsel makaleler, kitaplar olmasa kendimizi geliştirebileceğimiz doğru dürüst birşey yok internette. Beğendiğinize sevindim. İyi çalışmalar.

  • comment-avatar
    Sema 1 hafta

    Internetin dışında gerçek olan başka bir dünyanın var olduğunu bilen son nesil 1985 ve öncesi doğanlar

  • comment-avatar

    […] Sosyal ağ hesaplarını kapatanların hikayelerini çok sık duymar olduk.  dönenleri sıklıkla duymaya başladık. İşte onlardan birinin hikâyesi. […]

  • comment-avatar

    Evren’in Günlüğü’nden hareketle geldim. Okudukça içim yanmış da, soğuk bir suyun içimi soğutmasının tadını alırcasına okudum. Çok güzeldi. Örnek olsun diye paylaştım. Şimdi yorumdan üyelik butonu aramaya çıkıyorum. Başarılar.

    • comment-avatar

      Merhaba hoşgeldiniz sefalar getirdiniz. Keyif alarak okumanızdan memnuniyet duyduk. Blogda ve yorumlarda üyelik bölümü yok. Dilerseniz en altta yazılarımıza abone olabilirsiniz. İyi çalışmalar.

  • comment-avatar

    Herkes aynı şeylerden yakınırken bunu başarabilen insan sayısı çok az sanıyorum. Uzun zamandır Facebook kullanmayan biri olarak söylüyorum, sosyal ağların elinden yakamızı kurtardığımız gün hayat çok daha farklı olacak. Şahsen sosyal ağları sadece yazı paylaşmak için kullanıyorum desem yeridir.
    Burada bir başka endişe bizi bekliyor sanırım. Sosyal ağlardan kaçıp blog âlemine dalıyoruz. Bu kez bu âlem bir yönüyle sosyal ağa dönüşüyor.

    • comment-avatar

      Ne demişler; Twitter konusmak, blog ise yazmak gibi. Tweet ucar, blog yazisi kalir. Blogcular olarak boşuna sosyal medyadan kaçmıyoruz. Hızlı tüketimden, hazır kalıp konuşmaların dışına çıkmak için blog okuyor, yazıyoruz. Yorumlarınızla yazımızı zenginleştirdiğiniz için teşekkürler.

  • DISQUS: