Notdefteri.net
Not Defteri Eğitim, Bilim, Tarih, İslâm, Kültür-Sanat, Rehberlik ve Kişisel Gelişim konularında içerik yayınlayan bilgi blogudur.

Evrim Teorisi ve Günümüz İnsanının Türeyişi

Evrim Teorisi Gerçekleri

0 36

Evrim teorisi

Evrim teorisi nedir?

Evrim teorisi ile ilgili gerçekler

Evrim Teorisi; Lamarck,Erasmus Darwin (Charles Darwin’in dedesi), Charles Darwin ve Wallace tarafından günümüz bilim seviyesine uygun olarak açıklanan daha da öncesinde Cahız , İbn Miskeveyh ve İbn Haldun gibi İslam filozofları tarafından anlatılan türleşme teorisidir.

ibn-cahiz-evelotion
İbn Cahiz – Kitâbü’l-Ḥayevân

Evrim , 3.8 milyar yıl öncesi ( Dünya’nın yaşı 4.5 milyar yıl ) tek hücreli yapıların doğa koşullarına genetik seviyede adapte olması , mutasyonlar, rastgele olmayan üreme gibi elemeler ve seçilimler ile belirli veya belirsiz genlerin geleceğe aktarılması veya bazı genlerin geleceğe aktarılamaması ile yeni oluşan canlıların genetik yığılmalar vesilesiyle yeni bir türe evrilmesi durumudur.

Evrim ile ilgili gerçekler

 

Örneğin sıcaklığa direnci (toleransı) fazla olan bir tek hücrelinin sıcak bir ortamda sıcaklığa direnci zayıf olan tek hücrelinin ölmesi ve sıcaklığa direnç genlerinin sonraki nesillere aktarmasıyla yeni nesilde çoğunlukla sıcaklığa direnç geninin bulunması beklenir. Bu şekilde farklı özellikler oluşturan genler yeni nesillerde yığılır. Bu durum türleşmeye sebep olur. Genel ve an itibariyle bir türün farklı genetik dizilimindeki üyeleri ( varyasyon) çeşitli ve değişken filtrelemelerle seçilir ve seçilen genler yeni nesle aktarılır.( Üreme)

tarih-oncesi-donem

Evrim ve canlılar

Bu genetik yığılmanın oluşması için filtrelemeden geçmesi gerekir. Bu filtreleme kesin kuralları olmayıp değişkendir. Türün bulunulan zaman , yer, etkileşim ,doğal afet ve sahip olunan süs gibi birçok etkene bağlı olarak filtreleme gerçekleşir. Rastgele olmayan üreme bunlardan biridir. Tabiatta cinsel ve doğal seçilim ( insan eliyle yapılan seçilim yapay seçilimdir.) olarak bulunur. Doğal seçilim , doğal koşullara olan adapte durumudur.Tür üyesinin ihtiyaçlarını karşılayacak genlerin bulunması durumuna göre yapılan elemedir. ( Güçlü olanın ayakta kalması. ( Bu yanlış bir ifadelendirmedir ancak konunun anlaşılması için gereklidir.)) Örneğin göç eden leyleklerin uzun süre uzun mesafe uçması gerekir. Yani tür üyesi yaşama şansını artırmak için kendisi için uygun bir iklim bölgesine uçmalıdır. Uzun mesafe uçamayan leylekler ise ölür. Böylece uzun mesafe ve süre uçma geni taşıyan leylekler ürer.Yeni nesilde bu gen yoğunlukta olduğu için yeni nesil uçma konusunda daha iyidir. Tür devamlılığı daha çok kuvvetlenmiş olur.

Konuyla İlgili:  Kuzey Kore’nin Hidrojen Bombası Bilimsel İncelemeler

dogal-secilim

Evrim ve İnsan

Cinsel seçilim ise doğal seçilimdeki gibi genotipik sebeplere her zaman dayanmayıp fenotipik niteliklere dayanır. Bu farkın sebebi yaşama ihtimali ve üreme ihtimali arasındaki türden türe ,ortamdan ortama … göre değişen baskınlık derecesidir. Bazı türler yaşama ihtimalini azaltıp üreme ihtimalini kuvvetlendirir. Bazıları ise tam tersi.( Avcı sayısının arttığı bir dönemde doğal seçilim etkenleri baskındır böylece yaşama şansı kuvvetlendirilmeye çalışılır. Avcı baskısının olmadığı bir dönemde ise cinsel seçilim baskındır ve üreme şansı arttırılmaya çalışılır.)

Cinsel seçilimde seçen tür üyesi ( Genel olarak dişidir çünkü dişinin üreme için yaptığı yatırım daha büyüktür. Örneğin insan için insan dişisinin yani kadının yumurtası erkeğin sperm miktarına göre daha kısıtlı olması ve kadın 1 senede 1 çocuk doğurabilirken erkek 1 senede 366 kadını gebe bırakabilir.

Evrim Açıklaması

Dolayısıyla bu konudaki hassasiyet fazlalığı aksilik durumunda zarara en çok girecek olandadır.) seçilen tür üyesinin(genelde erkektir) fenotip ve yaşama üreme potansiyeli arasındaki bağı kullanır. Örneğin alaca geyiklerde dişi geyik büyük boynuzlu erkekleri tercih etmesi. Bu tercihte fenotipik olan büyük boynuz erkek alaca geyiğin beslenme koşullarını gösteren bir özelliktir .Büyük boynuz oluşumu için fazla besin tüketimi ve fazla mineral gerekir. Yani büyük boynuzlu erkek alaca geyiğin bulunduğu bölgenin beslenme koşulları daha gelişmiş kabul edilebilir.(Ya da başka sebepler) Çocuk büyütülmesi bakımından daha iyidir. Halbuki bu olaya doğal seçilim gözüyle baktığımızda büyük boynuz fazla ağırlık demektir. Ağırlık ise avcıdan kaçmayı zorlaştırdığı için yaşama şansı düşer. Tavus kuşlarında da benzer bir durum bulunur. Erkek tavus kuşlarında dişiden farklı olarak kuyruk büyük ve canlı renklere sahiptir. Aynı mantıkla açıklanmaktadır.

insan-hayvan-evrim

Evrim insan ilişkisi

Biyolojik olarak hayvan olan insanın evrimi ise çoğunlukla aynı şekilde gerçekleşir.(Aynı şekilde doğal ve cinsel seçilim etkenlerine göre ilerlemiştir. Günümüz insanlarının eş seçimlerini özellikle cinsel seçilimle açıklayabiliriz ama burada açıklamayacağız.) Tek hücreliden 3.5 milyar (en fazla) yılda türleşme çatallanmalarıyla Homo Sapiens( Modern insan )oluştu. Tarihsel olarak şu anki verilere göre Homo Sapiensin( akıllı insan) başlangıcı 300.000 yıllık Fas’ta bulunan fosil parçasına göre incelenmektedir.Yani şu anki insan 300.000 yıl önce Afrika’da ortaya çıktı.

Konuyla İlgili:  Eylem Temelleri ve Temeller Bağlamı (Güç-Mutluluk-İnanç)

 

NOT: Dallanmaları açıklamak için fazlaca zaman isteyeceğinden bu kısmı açıklamıyoruz.

1. Şekilde de görüldüğü gibi maymundan gelmiyoruz. Darwin’in insan türeyişi adlı kitabında da belirttiği gibi maymunsu atadan yani insangilden tür çatallanmasıyla genetik olarak kuzenimiz olan (DNA benzerliği %98.4 amino asit dizilim benzerliği %99.6 = şempanze-insan benzerliği) şempanzeden ayrılıyoruz. Yani maymundan gelmiyoruz. Maymunla ortak bir atadan geliyoruz.

 

NOT: Bu haritadaki yıllar değişebilir. Biz Afrika’daki sayının 200.000 değil de 300.000 olması gerektiğini sizlere söylüyoruz.

Günümüz insanın oluşumu ise 300.000 yıl önce Afrika’da evrilen Homo Sapiensler Afrika’dan yayılarak günümüz coğrafyalarında yaşayan insanların genetik temelini atmasıyla günümüze ulaşmıştır.

Kur’ânı Kerim İlk İnsanın Yaratılışı

Evrim, Kuran ile çelişki göstermemektedir. Kuran’da geçen insan yaratılışı ayetleri insanın yaratılışının aşamasız olduğu delilini bize vermez.

“Allah Âdem’i topraktan yarattı, sonra ona “ol” dedi, o da hemen oluverdi.” (Âl-i İmran, 59)   Bu ayetteki ol demesiyle olur ifadesindeki “Kun fe yekun” “fe” edatının yanlış çevrilmesi ile hemen oluverdi şeklinde çevrilmiştir. Halbuki “fe” edatı “sonrasında, bunun üzerine” anlamlarına gelmektedir.
(BKNZ: Caner Taslaman , Bir Müslüman Evrimci Olabilir Mi? )

“Allah yarattığı her şeyi en güzel şekilde yaratmış ve insanı yaratmaya da çamurdan başlamıştır.” (Secde, 7)
“Şüphesiz Biz onları (Âdem ve neslini) yapışkan bir çamurdan yarattık.” (Saffât, 11)
“Andolsun Biz insanı, (havada) kurumuş bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattık.” (Hicr, 26)
“Allah insanı, ateşte pişmiş çamura benzeyen bir balçıktan yarattı.” (Rahmân, 14)
“Allah sizi (Hz. Âdem’i) bir topraktan, sonra bir meniden (Hz. Âdem’in neslini) yarattı.” (Fatır, 35/11)

Hz. Adem ise bizce doğurulmuş olup biyolojik anlamda hayvan olup da insanın kendine özgü niteliklerine sahip olmayan bir toplumda insana özgül niteliklere sahip olan ilk canlıdır. Homo Sapienslerin içinde bir zaman dilimi ve bölgede yer alıp onları daha sonra peygamberlik anlamında uyaran kişidir. Doğrusunu ancak ALLAH bilir.

Konuyla İlgili:  İlimlerin İnsanlardan Saklanamazlığı

Bir yorum yazabilirsiniz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.