Notdefteri.net
Not Defteri Eğitim, Bilim, Tarih, İslâm, Kültür-Sanat, Rehberlik ve Kişisel Gelişim konularında içerik yayınlayan bilgi blogudur.

Kader Bilinci

Kadere iman etmek

1 18

Kader inancı

Kadere iman etmek

Allah inancı

Kader, Allah’ın gerçekleşmiş ve gerçekleşecek her şeyi tüm etkeniyle bütüncül olarak bilmesidir. Bu bilinenlerin Allah tarafından gerçekleşmesi hususunda izin verilip gerçekleşmesi ise kazadır.
Allah’ın her şeyi bütüncül olarak bilmesi tüm olayların tüm etkenlerini bilmesi demektir. Bu evrende neden sonuç ilişkisi bir zorunluluktur

Neden Sonuç ilişkisi nedir?

Bir sonucun olması için mutlaka bir nedenin olması gerekmektedir. Bilim bunun üzerine kurulmuştur. Tüm olaylara neden sorusunu sorduğunuzda ulaşılacak olan başlangıç neden olan Allah olacaktır. Neden ile sonuç arasındaki bağ ise zorunlu değildir.(Gazali) Yani bir neden bizim alışkanlıklarımızdan olan bir sonuca illaki bağlı değildir.(Hz. İbrahim ateşe atıldığında yanmaması mucizesinin açıklaması budur. Ateş sanıldığı gibi her zaman yakmaz. Yani olaylar bizim alıştıklarımız dışında sonuçlar verebilir.)

Hz. Allah’ın herşey bilmesi

Neden sonuç ilişkisi bu evrenin yasasıdır ancak bu bizlerin geleceği bilebilmemiz anlamına gelemez. Bir sonucun oluşumunda sayılamayacak sayıda etken vardır.(Kaos teorisi) Biz bunların bir kısmını hesaba dahil ederek geleceği muhtemel olarak bilimle tahmin edebiliriz. Eğer bu sayılamayacak etkenin hepsini hesaba dahil edebilseydik geleceği bilebilirdik (tabiki neden sonuç kuralını Allah’ın delmemesi halinde. Allah bu evrene koymuş olduğu kurallara kendisini tabii kılmış ve bu evrene olan gözlemlenebilir etkisi nedene bağlanarak tezahür edilir, gözlemlenebilir hale gelir.) Örneğin bizler mekanik hesaplarla başlangıç bilgileri hesaba katarak (kütle,ilk hız,sürtünme kuvveti…) bir topu attığımızda nereye düşeceği bilinebilir. Ancak kesin tam doğrulukta hesap edilemez. Çünkü sayılamayacak çoklukta etken bulunur.( Topa çarpan her bir hava molekülü sayısı , hızı, topun geçeceği bölgedeki milimetrik yer çekimi ivmesindeki küçük farklılıklar, 100 km ötedeki 1gramlık taşın topa etkiyeceği kütle çekim …)

Determinizm ve Allah inancı

Determinizm , gerçekleşen her şey yasalar göre belirlenmiştir ve gerçekleşmesi zorunludur. Dolayısıyla özgür iradeyi bir yanılsama olarak algılanır.İnsanlar yapmış olduğu ,istemiş olduğu her şey yazılıdır. Savıyla determizm ile kaderi ilişkilendirmiş bir anlayış mevcuttur. Buradaki hata Allah’ın bizim yapacaklarımızı bilmesi ile bizim o bilinenleri yapma zorunluluğumuzun olduğu algılalıyıştır.(Fatalizm(Kadercilik) gerçek kadercilik değildir.) Biz Allah’ın bildiklerini yapma niyetine gireceğimiz ve Allah’ın bize niyet ettiklerimizi yapma izni vermesi ile gerçekleştireceğimizi Allah bilmektedir. Yani Allah biliyor diye biz yapmıyoruz , biz yapacağımız için Allah biliyor.(Bu cümle doğru değildir ama anlaşılması kolay olduğu için söylüyoruz. Yoksa Allah’ın bilme sebebi bu değildir.) Determiniz mekanik bilimin temelidir ve gene bilimle kuantum fiziğiyle(Kuantum fiziği ihtimal hesapları yapar.) Allah’a inanmak nedir?

Konuyla İlgili:  Cuma gününün faziletleri

Evrenin sonsuzluğu ve yaratıcısı

Örneğin Orbital tanımı elektronların %95 ihtimalle bulundukları bölgelerdir. Heisenberg’in belirsizlik ilkesi : kuantum halindeki parçacıkların (elektron) konumu ile momentumu birlikte kesin olarak bilinemez çünkü gözlenmesi için yüksek frekanslı foton(dalga..) yollanır ama foton çarpınca çok ufak tanecik olduğundan çarpma etkisiyle yeri ya da hızı değişir ) ve ihtimaller üzerine yapılan bilim anlayışıyla determinizm yıkılmış ve indeterminizm temelinin mümkünlüğü bilim için de geçerli olmuştur.

Hz.Allah’ın herşeyi bilmesi

Allah’ın her şeyi bilmesinin bir sebebi de bu evrendeki her şeyin kendi izniyle gerçekleşmiş olmasıdır.
Bu sebeptendir ki bizler niyetlerimizden sorumluyuz.( Bu demek değildir ki amellerden sorumlu deyiliz.)
“Allah sizin dış görünüşünüze ve mallarınıza bakmaz. Ama o sizin kalplerinize ve işlerinize bakar.” (Müslim, Birr, 33; İbn Mâce, Zühd, 9; Ahmed b. Hanbel, 2/285, 539)

İyi ya da kötü nedir?

Dolayısıyla her şey (iyisiyle , kötüsüyle ( Bizler iyi veya kötü diyerek olaylara anlam yükleriz. Yani Myanmar’daki Müslümanlara yapılan katliamlar, Çin Uygur Türklerine yapılan zulüm, ABD’nin İslam ülkelerine her anlamda zarar vermesi olayları kesin kötüdür diyemeyiz. Olaylar tarafsız Allah’ın izniyle gerçekleşmektedir. Bizler olaylara iyi veya kötü nitelendirmesini yaparız. Kötülük sorununa verilecek cevaplardan biridir. Olayların kötülüğünün bilinememesi) Allah’ın izni ile olmaktadır.

İrade kavramı

Bu oldukça önemli bir bilgidir çünkü ruhsal ve bedensel sorunların bazıları (fizyolojik olarak irade dışı olanlar hariç) sebebi bu bilginin kalpte hasıl kılınmamış olmasıdır ki bu hal devlet yıkılmasına kadar gidebilir.( Bir millet mağlubiyet sonrası öz güven kırılmasıyla aralarındaki bağlar zayıflar, direnci düşer, umutsuzluk sonrası çaba etme isteği gider ve üzerlerine olan dış hakimiyeti kabul eder. Bu durum biyolojik bir süreç olup hayvansı bir davranıştır. Örneğin bir fili iple ağaca bağlayın. Fil kaçamayacağına şartlandıktan sonra ipi çözün ve filin kaçma imkanı varken de kaçma girişiminde bulunmadığını görürsünüz. Türkler bu konuda inanılmaz bir direnç gösterip yaşamış oldukları mağlubiyet sonraları bile aralarındaki bağı kuvvetli tutup bugünlere kadar yaşatmıştır. Türk ,övün ,çalış, güven ; sözündeki “övün” kibir anlamına gelmeyip hikmeti bu söylediğimizden temellenmektedir.( Mukaddime eserinde İbn Haldun bu durumu “asabiyet” kavramı ile açıklamıştır.)

Konuyla İlgili:  Hz.Allah'ın kullarına merhameti

İslâmda Hz. Allah’a teslim olmak

Yani yaşadığımız her şeyin mümkünatını Allah vermektedir. Bu sonuca birçok ayetten varabiliriz. Kader inancı tevekkül etmektir. Salt, kuru kuruya beynini kullanmadan at gözlükleri takmak değildir.

3:168
Kendileri oturup kaldıkları halde kardeşleri için: “Eğer bize uysalardı öldürülmezlerdi” dediler. Onlara de ki: “Eğer iddianızda doğru iseniz, kendinizden ölümü uzaklaştırınız”.

 

4:78
Her nerede olursanız olun ölüm size yetişir, son derece sağlam kaleler içinde de bulunsanız yine kurtulamazsınız. Onlara bir iyilik erişirse “Bu, Allahtandır” derler, bir kötülüğe uğrarlarsa, “Bu, senin yüzündendir.” derler. Ey Muhammed! De ki: “Hepsi Allah’tandır.” Bu topluma ne oluyor ki, hiç söz anlamaya yanaşmıyorlar?

 

9/ ET-TEVBE -51
De ki: “Hiçbir zaman bize ALLÂH’ın bizim için takdîr ettiğinden başkası dokunmaz. O bizim Mevlâ- mızdır. Mü’minler yalnızca ALLÂH’a tevekkül etsinler.”

 

10/ YÛNUS -107-
Ve eğer ALLÂH, sana bir zarar dokunduracak olursa, onu O’ndan başka giderecek yoktur. Ve eğer sana bir hayır dilerse, o zaman da O’nun hayrını engelleyebilecek kimse yoktur. O, lütfunu dilediği kuluna nasîb eder. ALLÂH çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.

Tevekkül etmek nedir?

Bizler ise niyet edip gerçekleşmesini istediğimiz şeyler hususunda sabırla çalışıp ve namaz ile nedensellik ilkesine yani neden-sonuç ilişkisinde nedeni oluşturmamız gerekir. (Ey iman edenler, Allah’tan sabır ve namazla yardım isteyin. Allahü teâlâ elbette sabredenlerle beraberdir.) [Bakara 153] Yani bizler niyet ederiz , imkanı Allah verir ya da vermez. İşte yapılan eylemler Allah için olduğu müddetçe niyet edip yapamadıklarımızdan da sevap kazanma garantisi olacağından üzüntü olmaz. İşte bundandır ki kader bilinci oldukça önemlidir. Yaratıcı üzerine felsefe yazımızda konuya farklı bir açıdan baktık. Bu yazımızı da okuyabilirsiniz.

Konuyla İlgili:  Gözaltında işkenceler içinde kılınan namazlar

6:162 –
De ki: Benim namazım, ibadetim, hayatım ve ölümüm hep âlemlerin Rabbi Allah içindir.

6/ EL-EN’ÂM -59- Gaybın anahtarları O’nun katındadır, onları O’ndan başkası bilmez, karada ve denizde olanları O bilir ve bir yaprak düşmez ki, onu O bilmesin, ne toprağın karanlıklarında bir tane, ne de kuru ve yaş hiçbir şey yoktur ki, o her şeyi açıklayan kitap’ta bulunmasın.

16/ EN-NAHL -53- Size ulaşan her ni’met ALLÂH’dandır. Sonra size bir sıkıntı ve zarar dokunduğu zaman yalnız O’na yalvarır yakarırsınız.

27/ EN-NEML -75- Gökte ve yerde gizli hiçbir şey yoktur ki apaçık bir kitapta (Lehv-i mahfuzda) bulunmasın.

57/ EL-HADİD -22- Yeryüzünde vukû bulan ve sizin başınıza gelen herhangi bir musîbet yoktur ki Biz onu yaratmadan önce, bir kitapta yazılmış olmasın. Şüphesiz bu ALLÂH’a göre kolaydır.

  1. Kerem çelik dedi

    Çok güzel açıklayıcı bir paylaşım

Bir yorum yazabilirsiniz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.