Siyaset mi cehâlet mi?

2 84

Siyaset nedir? niçin vardır?

Seçim günleri ülkemizde siyaset öyle bir boyuta varır ki bütün ülkede gündem seçim olur. Farklı siyasi görüşe sahip aile bireyleri düşman olurken, dışarıda karşılaştıkları karşıt partililer birbirlerini öldürme raddesine gelirler.

Karşılıklı suçlamalar, hakaretler ve kazanma uğruna halkı hiçe sayan, ülkeyi kaos ortamına sürükleyen siyasiler gerçekten halkı düşünüyor olsalardı bunları yapmazlardı. Eskiden de seçim konuşulur, siyasîler tartışırmış ancak günümüzdeki kadar sert ve kırıcı değil. Hatta yıllar önce biri parti isim vermeden diğer bir partiyi ima ettiğinde ben çok şaşırmış “inanmıyorum! kimi ima ettiğini anladım! nasıl böyle bir şey yapabilir?!” diye inanılmaz şaşırmıştım. Meğer onlar iyi günlerimmiş.

Seçmek ve seçilmek

Aslında partilerin suçu yok. Suç parti yanlış yaptığında yada siyasi olarak birbirlerine hoşgörüsüz, saygısızca davrandıklarında “hopp! dur bakalım orda” demek yerine onları böyle şımartıp her şeyi yapabilme imkanı tanıyan bilinçsiz toplumumuzda. Halkımız bunun sadece bir seçim olduğunu, milletvekillerinin bizim için çalışmak zorunda olduklarını bilmiyor.

Seçenler ve seçilenler

Ve en önemlisi seçilenler, toplumun sadece bir kısmını değil bütün herkesi memnun etmek zorunda olduğunu bilmiyor. Yani taraftarı olduğunuz siyasi görüşün sadece sizi memnun etmesi yetmez. Karşıt görüşte olan vatandaşlar da bu ülke de yaşıyor, üretim yapıyor ve vergi ödüyorlar. Taleplerinin olması, eleştiri yapmaları en doğal hakları.

Partinizin onları görmezden gelmesine en başta siz izin vermemelisiniz! Siz partilere yön verecek bilinçte olmalısınız. Gücün sizde olduğunu ve bunu onları uyarmak için istediğiniz gibi kullanabileceğinizi bilmelisiniz. Herkes görevini unuttu.

İlgili Yazılar

Seçimler niçin var?

Milletvekilleri,  halka vekillik yapmak hizmet etmek için seçildiniz. Vazgeçilmez değilsiniz. Bugün iyi işler yaptığınızda takdir ederiz, yarın yanlış yaptığınızda değiştiririz sizi. Millete vekillik yapmayı vaat ettiğinizde bizim için çalışacağınızı söylediniz. Parti, makam, mevki için gitmediniz oraya vatandaşa hizmet için çalışmalısınız.

Seçildiğiniz zaman kararlarınıza sadece sizi seçenler değil seçmeyeler de uymak zorunda kalıyorlar. istemeseler bile onların da yöneticisi oluyorsunuz. Öyleyse herkese eşit olmalısınız. Göreviniz de bunu gerektiriyor zaten. Öyle bir yönetici olmalısınız ki sevmeyen istemeyen bile size diyecek söz bulamasın. “kötülemek istiyorum ama sebep bile bulamıyorum” desin.

Dürüst olun. Görüşünüzün tersi bir durum varsa hemen karşı çıkıp bir kenara itmeyin. Çağırın ve istedikleri yada istemedikleri konu üzerinde neler yapıp neler yapamayacağınızı açıkça konuşun. Elinizden geleni yapın, sizi anlayacaklarından emin olabilirsiniz. Yanınızda sizi eleştirenleri karalayan güruhu olmasına izin vermeyin.

“Dalkavukluk, konuşma sırasında kendi fikrini değil de; hizmetinde bulunduğu kişinin hoşuna gidecek şekilde fikir söylemektir ki en tehlikeli ihanet biçimi budur.” Beydebâ

Her koşulda haklı olduğunuzu savunanlar; halkınızın memnuniyetsizliğini giderip iyi bir lider olmanıza engel olurlar. Aynı zamanda bu ülkede ki insanların hepsinden sorumlu olduğunuz için çevreniz başta olmak üzere dürüst olmayan, namustan onurdan yoksun olanları yanınızda barındırmamanız gerekiyor.
“Benim yönettiğim ülkede, ülkemde kaliteli insan yetişmelidir, aksini kabul edemem.” demeli ve bütün dünyanın örnek aldığı karakterde insanlar yetişmesini sağlamalısınız.

Seçmenler; sorumluluğunuzun bilincinde olun

Şimdi gelelim bizlere yani seçenlere… Bilgisiz olup doğruyu yanlışı ayırt edemeyen, yapılan hiç bir kötülüğe tepki veremeyen, yanlışın karşısında duramayan, kendi beynini kullanmak yerine başkalarının her söylediğine düşünmeksizin inanmaktan vazgeçmeliyiz. Meselâ; partileri yanlışıyla, hatasıyla her yaptığını onaylayıp koşulsuz sevmek de nedir?! Her dediğini, yaptığını, haklı çıkarmaya çalışmak, doğru kabul etmek sorumluluk sahibi bilinçli bir vatandaşa yakışmaz.

Siz ki çocuğunuz dahi hırsızlık yapsa gözünün yaşına bakmadan dışlıyorsunuz, konuşmuyorsunuz. Parti yanlış yapınca neden göz yumuyorsunuz? Siz ki kardeşiniz namussuzluk yapsa acımadan öldürüp katlediyorsunuz da  partinin yaptığı namussuzluklara neden tepki vermiyorsunuz? Onlar sizin bizim gibi sıradan insanlar. Hata yapabilirler. Ve eksiklikleri olabilir. Kutsallık atfetmeyin onlara. Yanlış yaptıklarında uyarın korkmayın.

Size yapılan kötülüğe “Neden böyle yaptın” demeyecek misiniz?” İyi yaptın, ohh bana müstahaktır” mı diyeceksiniz? Bunu hangi siyasi görüşten olursa olsun herkes için söylüyorum. Doğru yaptıklarında “doğru” yanlış yaptıklarında “yanlış” demekten korkmayın ki sorumluluklarını bilip ona göre davransınlar. Sürekli taraf tutma hastalığından vazgeçin.
Çocuğunuz ders çalışmadığın da kulağını çeker yada en azından azarlarsınız. Bunu neden yapıyorsunuz? Çocuğunuzun iyiliği için değil mi? İşte aynısını seçtiğiniz vekil için de yapmalısınız.
Onlar sizin hayat şartlarınızı daha iyi yapmak, refah içinde yaşamanızı sağlamak için çalışmalılar. Görevleri bu!

  1. Aşk Sözleri dedi

    Siyasette cehalet olurmu olmaz bilmiyorum. Fakat benim için öncelik olarak cehalet gelir

    1. Bahar Göncü dedi

      Siyaset de yaşamımızın bir parçası, ve hayatımıza yön veriyor. Yeterli bilince sahip olmayan halk siyasilere gerektiğinde müdahale edemez, ve yine belli bir bilince, ahlaka ve zekâya sahip olmayan
      siyasetçiler de vatandaşının refahını sağlaması için verilmiş yetki ve imkanları kendi çıkarları doğrultusunda kullanırlar.
      Yani bir insan bilinçli olmazsa kendine yapılan kötülükleri fark edemez vehayut fark etse bile mudalahe edemez. karşımızda ki insan da yeterli ahlaka sahip değilse bize kötülük yapmaktan çekinmeyecektir. o yüzden her daim bilinçli olmak dileğiyle 😊

Yorum Yap!

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.